BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?

(Ema Lenge’nin ağzından)Dersim’e asker sevkiyatını duyan köylüler tedirgindi.

Yerel 24.11.2014, 20:17 24.11.2014, 20:17
1951
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?

Komşumuz Xıde Xate zabitin (komutan) emri ile muhtar olmuştu. Haftada birkaç kez alaya gider gelirdi. Demenan bölgesinde kalan laç deresinden çatışma haberleri geliyordu. Seyit Rıza’nın aile fertlerinin öldürüldüğü haberleri kulaktan kulağa yayılıyordu. Köyümüze komşu ve akraba olan Baxtiyar’ların erkeklerinin katledilmesi, Sahan Ağa’nın başının kesilmesi köylüleri derinden sarsmıştı. Köyümüzün ileri gelenleri Sey Bakıl, Kek Ali Berti, Sey Uşene Bari’nin her şeyden haberleri vardı. Dersim'in diğer bölgelerinde bulunan aşiret ileri gelenleri ile görüşüyorlardı. 

     Ema Lenge Galbosan köyünde doğmuştur. Yukarıda tanığı olduğu gelişmelerin yanı sıra, 1938’de yaşadığı acıları ve katliamları anlatan Ema Lenge şu an hayatta değil. O’nu saygı ile anıyorken, Dersim trajedisinin daha iyi anlaşılmasına bir katkı sunar düşüncesi ile O’nun yaşadıklarını yazmaya devam edelim.

     Askerler Galbosan köylülerini topluyorlar Ox köyüne götürüyorlar. Ox köylülerini de topluyorlar Xeç köyüne hareket ediyorlar.  Akşam vardıkları Xeç köyünde üç köyün erkeklerini birleştiriyorlar. Akşam burada konaklama emri veriliyor askere. Kaba dayak, falaka, dipçik ve süngü kullanarak köylüler perişan edilmişti. Ertesi gün Beyazdağ eteklerine doğru tek sıra halinde yürüyüş devam eder. Toplananlar arasında Xeç köyünden Şıx Mamed aşiretinin lideri Kâl ve 10 yaşında oğlu Salman da var. Kâl oğlunu, yol kenarında güvenlik amaçlı yol çalışmaları yapmak üzere kurulmuş olan şantiyede, az Türkçe bilen köylüsü nöbetçi Bako’ya askerler görmeden akıllıca teslim eder. 

     Sonlarının iyi olmayacağını tahmin eden Kâl, kaçma planlarını yanındakilere birkaç defa anlatmaya çaba sarfediyor.  Çoğunluk temiz duygular ile ‘’bizi salarlar öldürmezler’’ demeleri üzerine oda çoğunluğun kararına uyarak bir şey yapmaktan vazgeçiyor.

     Bu arada kendini ele vermeyen Galbosan’lı çocuk ve kadınlar ile bir grup erkek Zargovit dağı eteklerinde bulunan Zargovit ormanlarına sığınmışlar idi.

     Apağa,  Ema Lenge’nin dedesidir.  Pule Sur köyünde oturan, yüze aşkın yaşı ile kâmil bu şahsiyetin duası alınır, bedduasından korkulurdu. Kan davasında eli ölüm ile buluşmuş küçük oğlu Hasan’dan sofrasını ayırmış, selamını kesmiş idi. 

     Muhtar, Apağa’nın diğer oğlu Hüseyin’i Mameki askeri karargahına çağırmış ve üç gün sonra oğul Hüseyin de beyaz dağa götürülmüştü. Bu kara haberi Hasan babasına getirmiş idi. Babasına “hazırlan çocukları ve kadınları alıp Zargovite çıkacağız” dese de ikna olması imkânsızdı Apağa’nın. Beni öldüreceklerse evimde yatağımda öleyim diyerek son noktayı koymuştu. Çaresiz kalan Hasan ise çocuklar, kadınlar ve yanlarına alabildikleri kadar erzak ile Zargovit ormanlarına sığınır.

     Evde yalnız yaşamaya başlayan Apağa’nın gözü-kulağı Süleyman’dı. O, Süleyman’ı iki oğlundan çok severdi. Yoksul bir ailenin oğlu olan Süleyman’ı Apağa büyütmüştü. Çevik, güçlü, zeki ve saygılı biriydi. Aldığı haberleri Apağaya bildirirdi. Zargovit ormanlarında Hasan’ı, çocukları ve kadınları ziyaret eden Süleyman, topladığı bir miktar erzak ile birlikte Apağa’nın yolunu tutmuş. Her tarafın asker olduğu ve pusu atıldığı bölgeden ilerleyerek Pule Sur’a girmişti. Apağa, kapısı çalındığında telaş içinde kapıya koştu. Süleymanı karşısında görünce “ne oldu kötü haberin mi var” dedi. Süleyman, “yok-yok, herkes iyidir, selamları var, seni görmeye geldim” dedi. Apağa;

   “Ez töre bımırini, ça na peroz kotara raye,  ray-welağ pöre eskero, metarisdere. Eke tu kısta vore mıre ni vorena, zu diyağe zare mı tuya. Kam mıre xevere ano. Brayem eke mi gostanasa, raurze su zargovit, su leé domonu.” Bu nasihattan sonra Süleyman üstünü değiştirir, erzağı teslim eder, Apağa’nın elini öper, halallik ister ve ayrılır. Zargovit ormanlarına varmadan dinlenir ve biraz kederlenir.

     Şeğank köyünde oturan (şu an Tunceli Merkez Atatürk Mahallesi) annesi, babası, kardeşleri ve sevdiği kızı anımsar ve biraz kederlenir. Zargovit ormanlarına gitmekten vazgeçer, Şeğanka gitmeye karar verir. İkindi vakti olmasına rağmen güneş yakıcı, ağustos böcekleri ötüyor. Zor ve tehlikeli yolculuk başlar. Dağ, taş ormanlık ve çalılık demeden ilerlerken bir anda çalılıkların arasından fırlayan askerlerin namluları arasında ensesinden yediği darbe ile yere yığılıyor Süleyman. Gözlerini Turuşmêk karakolunda açan Süleyman’ı bütün asker ve subaylar tanıyormuş. Onu Dersim’de bütün aşiretlerin kuryesi olarak itham ediyorlar.

     Durum subaylarca Mazgirt’te karargâhını kurmuş ve çok büyük yetkiler ile donatılmış Türk generale bildirilmiş. Kuryenin yakalandığını duyan general “hemen buraya getirin” demiş. İkinci gün kurye Süleyman generalin karşısında. General;

     “Türkçe biliyor musun, okuma-yazman var mı?” diye sormuş. Süleyman sessiz kalmış. Bunun üzerine talimat ile tercüman çağrılmış ve tercümana general, “sor bakıyım, okuma-yazması var mı? Harfleri tanıyor mu?” demiş. Tercüman sorularına hayır cevabını alıp generale bildirirken, aradığını bulduğuna sevinen general tercüman aracılığı ile

-Beyazdağı bilir misin?

-He bilirim.

-Tanıdıkların, yakınların var mı orda?

-He vardır hem de çok.

     General daha önce hazırladığı mektubu, itina ile yerleştirdiği zarfı Süleyman’a vermeden önce, “beni iyi dinle, bu zarfı sana veriyorum, mühürlüdür, açmayacaksın, kimseye açtırmayacaksın. Bunun içinde Ankara’dan gelen emirler var. Artık vur emri kalkmış, herkes T.C. vatandaşıdır, kimse ölmeyecek. Senin iyi koştuğunu subaylardan duydum, bunun için bu zarfı bir an önce beyaz dağdaki komutana vereceksin, vatandaşlar serbest kalacak, evlerine çoluk-çocuğuna kavuşacaklar, eğer bu zarf açılır ise mühür bozulur, komutan orda tuttuğu insanları serbest bırakmaz. Bu zarfı eline verdiğim gibi o insanların kaderi de senin elide olacak. Bunun için büyük sorumluluk altındasın, bunu biliyor musun?” demiş. Süleyman;

     “He oradakilerin canı gibi korurum o zarfı” diyerek almış. General birde yolda askerler vurmasın diye imzalı mühürlü bir belge teslim etmiş. Sorarlarsa gösterirsin demiş Süleyman’a.

Mazlum Doğan/Dersim

                                                                                                                    …devam edecek

Yorumlar (0)
2
parçalı az bulutlu
İstatistikler
Gösterim Tekil IP
Dün 5661 1141
Bugün 5200 1175
Toplam 570615 33126
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Karagümrük 10 14
8. Göztepe 9 14
9. Başakşehir 10 14
10. Konyaspor 9 12
11. Rizespor 9 12
12. Malatyaspor 9 12
13. Hatayspor 7 12
14. Trabzonspor 10 12
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 9 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 9 8
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Bandırmaspor 11 11
14. Ümraniye 11 10
15. Menemen Belediyespor 9 9
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 10 18
5. Southampton 10 17
6. Wolverhampton 10 17
7. Everton 10 16
8. M. United 9 16
9. Aston Villa 8 15
10. Man City 9 15
11. West Ham 9 14
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. Fulham 10 7
18. West Bromwich 10 6
19. Burnley 9 5
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 11 24
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 11 20
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Deportivo Alaves 11 13
13. Valencia 11 12
14. Real Betis 10 12
15. Osasuna 10 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7