Teknolojinin geliştiği, ellerimizde her türlü mahareti olan telefonlarla gezmeye başladığımızdan beri hafızalarımız zayıfladı farkında mısınız? En yakın arkadaşımızın cep telefonu numarasını bilmiyoruz, kesinlikle unutmamamız gereken önemli işlerimizi bile unutmaya başladık.Hatırlamanın güçlükle sağlanabildiği durumlarda, öğrenilen bilgilerin kısa süre içersinde unutulmasını da kapsayan, gereken yerlerde öğrenildiği zannedilen bilgilerin ortaya çıkmaması durumu "hafıza zayıflığı/dikkat dağınıklığı" diye adlandırılır.Akılda tutulması gereken şeyi, hatırlama ve hafıza bankasında depolanan bilgiye ulaşma birtakım stratejiler gerektirir.Bazı kişiler gayriihtiyari olarak hafıza teknikleri kullandıkları için kolay kolay unutmazlar. Ders konusunda çok sıkıntı çeken öğrenciler de bu yöntemleri bilmiyor ve dolayısıyla uygulamıyor demektir.Özellikle son yıllarda ailelerin en çok şikayet ettiği ve çözüm yolları aradığı konulardan biri olmuştur dikkat eksikiği. Çok temel bir hata yapılıyor ve dikkat dağınıklığı ile dikkat eksikliği birbirine çok karıştırılıyor. Dikkat dağınıklığı bazı tedirlerle çoğu zaman çözülebilirken, dikkat eksikliği tanısı kesinlikle bir uzman tarafından konulması ve tedavi edilmesi gereken bir olgudur.

DİKKAT DAĞINIKLIĞI NEDİR?

Fiilen veya zihnen bir işle meşgul olurken dikkati toparlayıp işe tam konsantre olamama durumuna dikkat dağınıklığı denir.Dikkat EKSİKLİĞİ ise biraz daha farklıdır

DİKKAT EKSİKLİĞİ NEDİR?

Belirtileri çok küçük yaştan itibaren gözlemlenen tanımlanmış bir bozukluktur. Dikkat eksikliği, hiperaktivite ile birlikte görülebilir. Bu duruma DEHB; Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu denir.Bu iki farklı tanımdan şu sonucu çıkarabiliriz: Dikkat dağınıklığı problemi olan bir kişi aynı dikkat testine, günün farklı saatlerinde girmiş olsa çok farklı sonuçlar alabilir. Örneğin, dikkat dağınıklığı olan kişi uykusunu almış, kahvaltısını yapmış, güzel bir pazar sabahında zihni açıkken dikkat testinden çok iyi sonuçlar alabilir. Dikkat eksikliği olan kişi ise günün hangi saatinde olursa olsun dikkat testi sonuçları değişmez (Genellikle ve ortalama).

DİKKAT DAĞINIKLIĞI BELİRTİLERİ

Dikkat dağınıklığı her konuda değil; bazı konularda dikkati toparlayamama şeklinde görülür. Çocuklarda dikkat dağınıklığı belirtileri ile yetişkinlerde dikkat dağınıklığı belirtileri birbirine yakın fakat sorumluluklar gereği biraz farklılık gösterir.Çocuklarda, bazı derslerde çok iyi konsantre olunurken, bazı derslere dikkatini verememe şeklinde gözlemlenebilir. Çocukların dikkat dağınıklığı problemi yaşadığı dersler genellikle sevmedikleri derslerdir.Yetişkinlerde ise bazı işlere odaklanamama, verimli çalışamama şeklinde gözlemlenebilir. Çocuklarda olduğu gibi yetişkinlerde dikkat dağınıklığı yapılan işe olan isteksizlikten kaynaklanabilir.İlk kez görüşülen bir insanın ismini hafızada tutamama; günler sonra tekrar görüşüldüğünde karşı tarafın simasını ayırt edememe gibi durumlar görülebilir.Önemsiz dış uyaranlara karşı çok duyarlı olunması yine dikkat dağınıklığı belirtileri arasında yer alabilir. Örnek: Bir işle meşgul olurken sokaktan gelen araba gürültüsü, çocuk sesleri vb sesler ile işten kopma ve sesin geldiği yöne odaklanma.Okuma veya dinleme esnasında konsantre olamayıp tam anlayamamak, tekrar okumak veya dinlemek zorunda kalmak.Sınavlarda basit hatalar yapmak ve bunlara benzer durumlar dikkat dağınıklığı belirtileri arasındadır. Dikkat eksikliği ile dikkat dağınıklığı birbirine çok yakın bozukluklar olsa da tam olarak aynı durumları ifade etmemektedir. Dolayısıyla tedavi süreçleri de farklılık gösterebilir.Her iki bozukluk için de ilaçlı-ilaçsız tedavi süreçleri vardır. Dikkat dağınıklığı tedavisi için ilaç kullanım oranı, dikkat eksikliği için ilaç kullanım oranından daha düşüktür.Yetişkinlerde dikkat dağınıklığının olumsuz etkileri çeşitli mental egzersizler ve günlük planlamalar ile minimuma indirilebiliyor. Aynı yöntemler çocuklar için de oldukça etkilidir ancak çocuklar kendi başlarına bu tür önlemler alabilecek bilinçte olmayabilir. Ebeveynlerin çocuklara dikkat dağınıklığı ile yaşamayı öğretecek yönlendirmeler yapabiliyor olması gerekir.Peki ebeveynler çocuklarında var olduğunu düşündükleri dikkat dağınıklığı ile nasıl mücadele edebilirler. İşte birkaç bilimsel yöntem;

1 Sürekliliği olan bir çalışma düzeni yaratın

Baharla birlikte dikkati toplama zorlaşacağından, ders çalışma ve ödev yapma konusu da aksamaya başlayabilir. Nihayetinde motivasyonun ve dikkatin zayıflaması da biyolojik ve hormonal değişimlerle ilişkilidir. Bu dönemde, çocuğun günlük çalışma temposunu kısmen hafifletmek gerekebilir. Önemli olan günlük çalışma yoğunluğundan öte, düzenin korunmasıdır. Büyük aksaklıklara yol açmadan yapılacak hafifletmeler, ödev yapma sürekliliğini koruyacak ve bu da hem dikkati geliştirecek hem de öğrenilmesi gereken konuların kaçırılmamasını sağlayacaktır.

2 Hareketli faaliyetleri her zaman önemseyin

Hareket etmek, çocuk olmanın en keyifli uğraşlarından biridir. Bir çocuğun hareket etmesi için çoğu zaman belirli bir amacın olması bile gerekmez. Küçük bir çocuğun günde yaklaşık 6-7 saat harekete ihtiyacı vardır. Ayrıca, baharla birlikte bu ihtiyacın arttığı da düşünülürse, çocukların masa başı ve kendilerini pasifize edecek faaliyetlerini dikkatlerini vermeleri çok zordur. Bu nedenle, çocukla yapılan faaliyetlerde hareketliliğe özel bir önem vermek gerekir. Bir anlamda, çocukların hareket etmesi dikkatlerinin dağılmasını değil, toplanmasını kolaylaştırır.

3 Denge oyunları oynamasını sağlayın

Çocuklarla yapılacak,denge ve koordinasyon çalışmaları, dikkat geliştirmek için en ideal uygulamalardan biridir. Özellikle uzmanlar eşliğinde planlanacak bu tür faaliyetler, çocuğun kendi bedenini algılaması, fark etmesi ve yönetmesi gibi birçok beyin fonksiyonunu aktif hale getirir. Bu da özellikle görsel, dokunsal ve kinestetik dikkat açısından harika sonuçlar verir.

4 Sportif ve sanatsal aktivitelere yönlendirin

Çocuğunuzun ilgi ve yönelimlerine uygun olan sanat ve spor aktivitelerinden bir ya da bir kaçını seçerek gitmesini sağlayın. Böylece, hem hareket ihtiyacı giderilmiş, hem yeni arkadaşlıklar kurması sağlanmış olur. Sevdiği faaliyetlere uğraşıyor olması, çocuğun dikkat kalitesini de olumlu yönde etkileyecektir. Ayrıca, daha sonraki yıllarda da devam ettireceği bir hobi kazandırmış olursunuz.

5 Nefes ve gevşeme egzersizleri öğretin

Nefes ve gevşeme egzersizleri, dikkat geliştirmede son derece önemli çalışmalardan biridir. Bu egzersizler, bedensel ve ruhsal enerjiyi dinginleştirerek dikkatin kısa sürede toplanmasını ve devamlılığını sağlayacaktır. Bu egzersizlerle ilgili bir uzmandan destek almak yararlı olabilir.

6 Erteleme pratikleri yapın

Çocukların en tipik özelliklerinden biri, isteklerini erteleyememektir. Bir şey istediğinde anında yerine gelmesini istemek bir yere kadar doğaldır. Ancak, aşırı olması halinde dikkat edilmesi gerekir. Bu noktada, çocuklara erteleme egzersizleri yaptırılarak dikkati sürdürme becerisi geliştirilebilir. Çocuk bir şey istediğinde, o isteği daha sonraki bir zaman diliminde yapmak ve çocuğun bu süreyi beklemesini sağlamak zaman içinde sabır duygusunu geliştirecektir. Ancak burada önemli olan husus, bunun çok da abartılmaması ve her isteğe de uygulanmamasıdır. Kimi zaman istediklerini kısa sürede karşılamak da gerekir.

 

7 Söylediklerinizi tekrarlatın

Çocuğa çeşitli yönergeler vererek, aynı yönergeleri tekrarlamasını istemek de işitsel dikkat açısından etkili bir uygulamadır. Oyunlaştırarak ve eğlencesini ön plana çıkararak, ikili, üçlü, dörtlü yönergeler verilmeli ve çocuktan bu yönergeleri tekrarlaması istenmelidir. Hatta bu yönergelerin gerektirdiği faaliyetleri yapması istenmelidir. Örneğin, “Şimdi senden, bu kitabı alıp kendi odana koymanı, odandaki kırmızı renkli kalemi alıp bana getirmeni istiyorum.” gibi.

8 Gözlerini kapatarak gördüklerini anlattırın

Çocuğa bir kitaptaki resimleri gösterin ve bir süre bakmasını isteyin. Süre tamamlandıktan sonra gözlerini kapatarak resimde gördüklerini anlatmasını isteyin. Bu uygulama da görsel dikkat açısından çok etkilidir. Uygulamayı, kitap dışında çevresine bakmasını isteyerek de yaptırabilirsiniz.

Temel mesele bu yöntemleri bilmek, uygun olan yerde uygun olan tekniği uygulamaktan geçiyor.   Hem yetişkinler için hem de öğrenci arkadaşlar için işe yaraması olası olan bazı pratik öneriler de sunabiliriz. Dikkat dağınıklığı yaşamamak için öncelikle algılarımızın bozulmamış olmasından emin olmak zorundayız.Bu nedenle çocuklarla ve gençlerle çalışırken, öncelikle algılarının bozulup bozulmadığına bakarız. Algı sorunu yaşamıyorlarsa dikkat egzersizleriyle durumu toparlamaya çalışırız.Öncelikle unutmak istemediğiniz konuya dikkat kesilmek zorundasınız. Çünkü "anlık hafıza"nın süresi ortalama 30sn kadardır ve duyduğunuz ilk bilgi bu sürede hafızanıza kaydolur. Oradan uzun süreli hafıza kısmına geçer, depolanır. Örneğin bir toplantıda birisiyle tanıştırıldığınızda, aradan bir kaç ay geçtiğinde o kişiyi hatırlamayabilirsiniz. Fakat tanıştırılma anınızda bu kişiyi, benzer isimli başka bir arkadaşınızla bağdaştırmış olsaydınız veya o kişiye benzeyen birisiyle onu zihninize kaydetseydiniz, aylar sonra karşılaştığınızda bu kişiyi hatırlıyor olacaktınız. Böylece unutkanlık yaşamamış olursunuz. Hatırlamanız gereken konu ne kadar karmaşık olursa olsun ilke değişmez. Hep aynıdır.Arkadaşlarınızla oynayacağınız bir oyun; herhangi bir nesneye bir dakika kadar bakın. Sonra nesnenin üzerini örtün. Ve sırayla nesnenin özelliklerini sayın. Hatta mümkünse resmini çizmeye çalışın.Okuduğunuz, duyduğunuz herhangi bir konuyu, kendi ifadelerinizle tekrar edin. Sanki bir başkasına anlatıyormuşsunuz gibi anlatın. Böylece aklınızda kalma süresi uzayacaktır. Araştırmalar, bilgilerin yüksek sesle söylenmesinin bilgilerin akılda tutulmasını büyük ölçüde artırdığını gösteriyor. Siz de bu şekilde, bilgilerinizi bir arkadaşınıza ya da başka birine anlatarak tazeleyebilirsiniz.Okuduğunuz konuyu kendi içinizde tartışın.Yazarın fikrine zıt düşünceleriniz varsa söyleyin. Veya yazarın fikrini destekleyecek kendi düşüncelerinizle katkıda bulunun.Elinize bir kitap alın. Kendi duyacağınız sesle okurken, bir yandan da yazı içinde harf bulma oyunu oynayın. Örneğin r ve k harflerinin altını çizerek ilerleyin. Sayfa bittiğinde, başka renkte bir kalemle eksik bıraktığınız r ve k harflerini yuvarlak içine alın. Sayın bakalım kaç tane eksiğiniz var. Bu çalışmaya artırdığınızda, eksik bıraktığınız harf sayısında azalma olacaktır. Her sayfada yeni harfler bulmaya çalışın. Dikkat dağınıklığıyla beraber hafıza güçlendirme tekniklerinide kullanarak hem konuya olan dikkatinizi artıracak hemde hafızanızı diri tutmanızı kolaylaştıracakınız.Hafıza güçlendirme ile ilgili olarak aşağıda sıraladığımız bazı yöntemleri uygulamakta fayda vardır.

Zihninizde, bilgilerinizi, kısa dönemli hafıza şeklinden çıkarıp uzun dönemliye sokmak istiyorsanız, televizyon, müzik ve diğer bu gibi aygıtları çalıştığınız ortamdan uzak tutun.Farklı türden malzemelerle çalışmak, edindiğiniz bilgiyi geliştirmeniz için zaman kazanmanızı sağlar. Kaynağı hatırladığınızda, okuduğunuz bilgiyi de hatırlarsınız.Anlamakta zorlandığınız konuları yazarak kapıların üzerine asın. Ana kural; "Girerken oku, çıkarken oku" olsun. Bu yöntem, hafıza güçlendirme desteği alan birçok öğrenci tarafından da kullanılır. Veya akılda tutmak istediğiniz şeyi, çok aşina olduğunuz başka bir şeyle iliştirip, benzeştirerek çağrışım yapabilirsiniz.Bunlardan en işe yarayan yöntemlerden biri de anımsayacağınız şeye komik, orjinal ve hayali bağlamlar bulmanız olabilir.Belki bi şarkı, belki bir espri,belki de bir kafiye bilgilerinizi aklınızda tutmak için çok iyi bir yöntemdir.Bu aynı zamanda konuya olan dikkatinizi de artıracaktır.Bir bilgiyi uzun dönem hafıza içine almak istiyorsanız, onun ayrıntılarına inip, şifrelendirmeniz gerekir. Tekrar etmek, bu olayı sağlamanın en iyi yöntemlerinden biri olarak bilinir. Ayrıca o bilginin mantığını ayrıntılı bir şekilde öğrenip, ardından da bir kaç kez tekrar ederseniz, geri bildirimler ve hatırlamalarınız çok daha kuvvetli ve kolay olacaktır. Ve tekrarları not almanız da harika olur. Çeşitli grafikler çizerek, notlarınıza kenarlıklar yapıp düzenleyerek, renk renk kalemlerle altlarını çizerek çalıştığınız şeyi unutmamanızı sağlayabilirsiniz.Pek de aşina olmadığınız bir konuyla karşılaştığınızda, daha önce bildiklerinizle bir alakası olup olmadığını hatırlamak için kendinize biraz zaman tanıyın. Bu sayede eski bilgilerle yeni bilgileriniz arasında bağlar oluşturarak, geçmiş bilgilerinize geri çağrışımları artırabilir, yenileri de unutmayabilirsiniz.

Hafızanızı geliştirmenin diğer bir yoluysa, çalışma alışkanlıklarınızı değiştirmekten geçer. Örneğin; Her zaman aynı yerde çalışıyorsanız, yerinizi değiştirmeyi deneyin. Ya da hep akşamları çalışıyorsanız, sabahları çalışıp, önceki gecenin bilgilerini tekrar edin. Böylelikle, kendinize yeni yöntemler getirerek çağrışımlarınızı kuvvetlendirebilir, uzun dönem hafızanızı önemli ölçüde geliştirebilirsiniz. Birbirine benzeyen karışık konuları farklı odalarda çalışın. Böylece salonda çalıştığınız konuyla oturma odasında çalıştığınız konu birbirine karışmayacaktır. Dolayısıyla hatırlamanız kolaylaşacaktır.

Muhabbet Özkan UÇ/Psikolog/Uğur Okulları Okul Aile Birliği Başkanı