30.07.2016, 20:18 25801

BİRLİK, BERABERLİK SÖYLEMİ VE JURNALLEME

15 Temmuz’daki darbe girişimi sonrasında yaşananlar esasında Aleviler için sevindiricidir. Çünkü ülkemizde ilk kez, ortak hedef haline gelen Aleviler dışında bir hedef belirlenmiştir. İlk kez iki Sünni cemaat, mezhep; adına ne derseniz deyin aralarında bu kadar açık bir biçimde çatışma yaşamaktadırlar. Her şeyden önce artık aralarına “kan” girmiştir.

Fethullah Gülen’in Dersim ile ilişkisi 1990’lı yıllarda, Tunceli Belediye Başkanlığı’na “hediye” ettiği kurbanlık koyunlarla başlamıştır. Ardından, Tunceli Cemevi’nde görevli bulunan kimseler vasıtasıyla Dersim’den seçilen çocukların Cemaate ait bazı dershanelere gönderilmesi ile devam etmiştir. Cemaatin, özellikle yoksul, ailesi tarafından okutulamayacak  olan çocukları araştırıp bulması, işte bu Cemevi’nde görevli olan, elbette başka kişiler eli ile olmuştur. Yani “kurbanlık koyun” karşılığında “kurbanlık çocuklar” almışlardır.

2003 yılında, Ankara’da Sakarya Caddesi’nde ortaokuldan öğretmenim ile karşılaşmıştım. Ankara’da ne aradığını sorunca, oğlunun Tunceli AKP il teşkilatı vasıtasıyla Gülen Cemaati’nin bir dershanesine verdiğini, kendisine Kızılay’daki binada yatma sözü verilmesine rağmen oğlunun Sincan’daki bir başka yurda yerleştirilmek istendiğini söylemişti bana. Yana döne Tunceli AKP il başkanını aramaktaydı.

Bir ara bana döndü ve şöyle dedi: “Yavrum ben Dersimli’yim, adamlara sözünü yuttururum. Peşini bırakmam bu işin” demişti. Oysa kendisi hapı yutmuştu ya da kendisine hapı yutturmuşlardı da haberi yoktu.

Ardından Dersim’de açılan okullar oldu. Kendisini “sapına kadar Dersimli” hissedenler bile bu okullara vermişlerdi çocuklarını. Çocukları buradaydı da kendileri hala Dersimcilik yapmaktaydılar. “Devrim”den söz etmekteydiler.

Zamanın il yöneticileri, bu cemaatin isimlerine danışarak kentte bazı işleri ve işlemleri yapmaktaydılar. Buradan referansı olmayanların çabaları boşunaydı.

Her neyse… Darbe girişimi sonuçsuz kaldı ve bu okullar da kapatıldı Dersim’de…

Peki Dersim kurtuldu mu dersiniz?

Hayır, kurtulmadı.

Peki, darbe girişiminden sonra Dersim’de neler olmuştur? Aleviliğin kalesi olan Dersim’de neler yaşanmıştır, yaşanmaktadır?

Darbe girişiminden sonra, Dersim’de ezan sesleri iyiden iyiye yükseldi. Bir önceki yazımda da söylemiştim. Kenan Güven’in 1984 yılında Aktuluk’ta yaptığı mescidin hemen yanıbaşında bulunan Tunceli üniversitesinden günde beş vakit ezan sesi yükselmekte.

İtirazımız ezana karşı olduğumuzdan değil, bilimsel çalışmaların merkezi olan bir üniversiteden ezan sesinin yükselmesi…

Kenan Güven, köylere mescit ve cami yapma nedenini, 1983’te şöyle anlatıyordu köylülere: “Bir yabancı buraya geldiğinde, size dininizi soracak. Siz, biz Müslümanız diyeceksiniz. Ama adam diyecek ki, nereden bileyim Müslüman olduğunuzu? Bana ispat edin… Adam doğru söylüyor. Ne caminiz var, ne mescidiniz var…”

Belirteyim ki, Güven’in Dersim’de uyguladığı bu politika, MGK’nın onayıyla ve sadece Dersim’de hayata geçirilmişti. Ve binlerce Dersimli çocuk böylelikle Kuran kurslarına gönderilmişti Dersim dışındaki illere…

Şimdi, aynı işe, yani 12 Eylül Darbesi’nin Dersim’deki mimarı emekli general Kenan Güven’in yarım bıraktığı işe, Tunceli Üniversitesi üzerinden başlanmış gibi görünüyor. Çocuk toplanmıyor ya, ezan sesi yükseliyor. Camilerden, mescitlerden değil, üniversiteden…

                Kenan Güven, bir generaldi Dersim’e vali olarak atandığında… 15 Temmuz’daki darbe girişimi başarısız oldu da, general falan da atanmadı il yöneticiliğine…

İşte size, 12 Eylül darbe uygulaması ile 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından Dersim…

Genel nüfusunun büyük bir bölümü, il merkezinde ise yerli nüfusun yüzde 90 Alevi olduğu Dersim’de, merkezde bulunan Tunceli Üniversitesinden yükselen, dinletilen ezan sesini, kim, neye istinaden uygulamaya geçirdi bilmiyoruz.

Deniyor ki, “Orada lojmanlarda kalanların talebi olmuştur. Biz de bu yöndeki talebi yerine getirdik. Ama tabii bu talep bize sözlü olarak iletildi.”

Anladık da, cumhurbaşkanımızın her seferinde “% 52 oy aldı”ğını söylemesi, çoğunluğun kendisini desteklediğini bildirmesi ve azınlığın çoğunluğa tabii olması gerektiğinden bahsetmesini bir an için doğru kabul ettiğimizde, -bu düşünceye katılmadığımı belirtmeliyim- Dersim’de çoğunluğu Alevi olanların şikayetlerini, isteklerini haklı kılma anlamına da gelmez mi? Madem ki çoğunluktan söz ediyoruz… Mesela çokça söylenen bir seçenekten yola çıkarak bir referandum yapılsa Aktuluk’ta, kaç kişi ister üniversitedeki bu uygulamayı?

Daha bir iki gün önce, Tunceli Cemevi’nde Tunceli Valisi, İl Müftüsü, Üniversite Rektörü, Tunceli Cemevi Başkanı tarafından “birlik lokması” dağıtılmış.

Bu lokma dağıtımı törenine CHP Tunceli milletvekili Gürsel Erol da katılmış… 15 Temmuz darbe girişimini konuşmuş.

Gürsel Erol’u biz, Tunceli Üniversitesi’nde kurulması düşünülen Alevilik Bektaşilik Enstitüsü metninden dolayı iyi hatırlarız. Yine, Tunceli Üniversitesindeki Dersimli, Alevi, demokrat, aydın akademisyenlere uygulanan ayırımcılık nedeniyle tutunduğu tavrı da çok iyi hatırlarız. Seçildiği kentin halkına çok çok uzaktır. Sorunları - habersiz diyemeyeceğim çünkü kendisine iletildi bütün sorunlar- dile getirmekten uzaktır.

Yine bir Dersimli ve Dede olan Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’tan da Gürsel Erol’un gösterdiği davranışlar dışında bir davranış bekleyemiyoruz ne yazık ki.

Gürsel Erol: “(…) Anadolu toprakları üzerinde yüyzıllardır yaşayan kültürlerin kardeşliğinden, beraberliğinden, birliğinden” söz etmekte.

Ali Ekber Yurt da “Bizim farklılığımızı zenginlik olarak değil, kötüleştirme nedeni olarak göstermek isteyen, kavgaya dönüştürmek isteyenler oldu. (…) Bin yıldır bu topraklarda kardeşçe yaşadık, yaşamaya devam edeceğiz.” Demiş.

Dersim’de yapılan bu uygulamada birlik adına ne var? Buna birlik mi demeli, ayrılık mı, demeli… Ali Ekber Yurt’un deyimiyle “…bu topraklarda kardeşçe yaşamak” böyle mi olmalı?

Dede, demeyi de sevmiyorum ya, - çünkü Bektaşilik’e ait sıfat, biz Dersimlilerde Pir, denir. Rayver, Musir denir… Dede sıfatı yoktur bizde-  ama Ali Ekber Yurt kendisine madem Dede sıfatı vermiş, ben de ona “Dede” diyeyim  ve sorayım: Ali Ekber Dede, 12 Eylül Darbesi’nden sonra Kenan Güven’in köylere yaptırdığı mescitleri, camileri, gönderdiği imamları nasıl değerlendirirsin? Ne dersin? İyi mi yapmış kötü mü yapmış? İyi yapmış dersen, darbeyi savunmuş olursun, haberin ola?... Darbeci olursun… Kötü yapmış dersen, sana bir soru daha sorayım: Peki, Tunceli Üniversitesinden ezan sesleri yükseliyor bu Alevi kalesi kentte… Bilim yuvasından yapılıyor bu Dede… Ne diyorsun bu işe?.. İyi mi oluyor, kötü mü oluyor? İlk sorudaki şıkları da göz önünde bulundur Ali Ekber Yurt dede…

Son bir soru daha… Bu Alevi kentinde yani Dersim’de bir “Dede”, yine Dersim’den başka bir dedeyi jurnallemiş Cumhurbaşkanına… Belgeleri elimizde… Yayınlarız yakında. Ne dersin dede? Ne iştir bu? Bu davranış Alevi ahlakına uygun mudur? Alevilik inancında var mıdır bunun yeri?  Oysa bizde “halk mahkemeleri” var dede, inancımızın gereğidir bu… Cemsiz, cıvatsız, sorgusuz sualsiz, ne iştir bu yapılan? Atalarımız ki, mahkeme kapıları bile bilmezlerdi eskiden. Bir kanaat önderi olmandan dolayı sorarım size: Olur mu böyle bir jurnalleme bizim geleneğimizde, inancımızda?

12 Eylül döneminin Emniyet Müdürü ile görüşmüştüm yıllar önce… Kenan Güven konusunu araştırırken… Elinde bir sürü ihbar mektubu bulunduğundan söz etmişti… Ve eklemişti: Şimdi onları yayımlamanın sırası da zamanı da değil, diye…

Ya milletimin, halkımın vekilleri… İkiniz ne dersiniz bu 12 Eylül Darbe uygulamasını anımsatan işe? Devletin vekili değil de halkın vekili olarak, seçildiği ilde bulunan halkın vekilleri olarak… Vali’ye, rektöre sordunuz mu bu uygulamayı, daha doğrusu, bunun yerinin üniversite değil, cami olduğunu… Aklınızda olsun, müftüye de söyleyiverin bu uygulamanın yerinin cami olduğunu…

Dersim Barosu, İnsan Hakları Derneği vb… Hukuken bir suç var mıdır bu uygulamalarda? İnsan haklarına aykırı bir durum falan…

Ve elbette ilimizdeki yerel medya, yerel medya yazarlarımız… Duymadım, görmedim, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” modunda mısınız hâlâ…

Yorumlar (0)
-10°
açık
İstatistikler
Gösterim Tekil IP
Dün 5021 1219
Bugün 4707 1062
Toplam 819597 44271
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Trabzonspor 20 33
6. Alanyaspor 19 31
7. Hatayspor 19 31
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Burnley 18 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 18 37
3. Sevilla 19 36
4. Barcelona 18 34
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 20 24
10. Levante 19 23
11. Getafe 18 23
12. Celta de Vigo 19 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Real Valladolid 20 20
16. Eibar 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 20 13
google.com, pub-9896894819952872, DIRECT, f08c47fec0942fa0