Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2023 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerine göre 89 bin 317 kişi ile Türkiye’nin en az nüfusa sahip ikinci ili olan Dersim'de hayvanseverler, sokak hayvanlarının 30 gün içinde sahiplenilmemesi halinde 'uyutulmasına' ilişkin hazırlık aşamasında olduğu belirtilen yasal düzenlemeye tepki gösterdi. Yaklaşık yaklaşık 4 bin sokak köpeği ile bin kedinin yaşadığı kentte, Emniyet, jandarma, belediye ve Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği verilerine göre kent merkezinde son 12 yılda hayvanlara şiddet ile ilgili herhangi ihbar gelmedi. Barınağın olmadığı kentte, sokaklarda, parklarda, iş yerlerinin önünde yurttaşlarla iç içe olan hayvanların gönüllülerin ve kurumların desteğiyle beslenme ihtiyaçları karşılanıyor.

Dersim Hayvanları Koruma Derneği (DERHAYKO) çağrısıyla birçok hayvansever, sokak köpekleriyle birlikte Seyit Rıza Meydanı’nda toplandı. Hayvanseverler, sık sık ‘uyuma, yaşat’ sloganı attı. 
DERHAYKO başkanı Ezgi Doğan, hayvanlara ilkel  yöntemlerin uygulanmasına tepki göstererek, “ Burada yıllarca öldürüle öldürüle bitirilememiş kısırlaştırılmamış, tedavi edilmemiş, aç susut bırakılmış siddet görmüş ama tüm bunlara rağmen bir lokma ekmek verip başı oksanınca dunyanin en sadik varlığına dönüşmüş, şu an hiç bir şeyden haberleri dahi olmayan, yaşama hakları ellerinden alınmak istenen sokaktaki dostlarımız adına sesirmizi yükseltiyouz. Son günlerde gündemde olan sokak hayvanlarının toplatilip uyutulması tüm sosyal mecralarda ve mecliste normal ve uygar bir çözümmüşcesine lanse edilmektedir. Halk ve hayvanlar iki tarafında mağdur olduğu hale getirilmiştir ve Bunun neticesinde çözumü mağdur taraflardan biri olan sokak hayvanlarının öldürülmesinde bulmuş ve toplumda kutuplaşmalara neden olmuştur. Bu nefret çağrıları, yıllardır aşılama, kısırlaştırma sorumluluğunu yerine getirmeyen belediyelerin ve bunları denetlemekle yükümlü bakanlığın ihmalini örtmeye yönelik bir nefret politikasının ürünüdür. 5199 sayılı hayvan koruma kanununda belediyelere ve devlet kurumlarina düşen görev kısırlaştırıp asilatip yerinde yasatılmasına yöneliktir, ancak hızia artan bu köpek popülasyonu 5199 u uygulamayan yıllardır işini yapmayan sorumluluklarını üstlenmeyen belediyelerin kurumların yanlış ve eksik yürütülen politikaların bir sonucudur. Belediyelerce yıllardır gizli kapılar ardinda bu katliamtar gerçekleştirilmektedir ve asla çözumun parçası değil vahsetin parçası olmuşlardır. Öldürmenin çözüm olmayacağının hepimiz farkındayız. bu yasa gercekleştirildigi taktirde cok degil katliamdan 1 yil sonra sonra yine popülasyon ayni rakamlara ulaşacaktır. Bunun sebebi popülasyonun asıl kaynagi olan üretimin devam etmesidir. Sahipli sahipsiz tüm kopeklerin kısırlaştırması ve uretimin engellenmesi sorunun asıl ve yegane çözümüdür. Avrupada 1990 yılına kadar uygulanan öldürme yöntemi işe yaramadığı için kisirlastir, asilat, yerine bırak yöntemi World Health Organization (WHO) tarafından geliştirilmiş ve avrupada popülasyon bu şekilde kontrol altına alınmıştır. Öyle ki toplumsal rızayı, nefret üzerine inşa etmeye çalışarak, sokak hayvanı popülasyonunun öldürme ile çözülemeyeceğine ilişkin veteriner hekimlerin, alanında uzman bilim insanlarının görüşleri göz ardı edilmiş, mevcut sorunun öldürmekten başka çözülemeyeceğine dair bir algı yaratılmaya çalışılmıştır. Oysa, yaklaşık 1000 yıldır sokak hayvanlarıyla birlikte väşayan, hayvanlar için vakıflar kuran bır toplumun, öldürmeye rıza göstermesi söz konusu olamaz” dedi. 

İddiaya göre araçtan düşen 18 yaşındaki Yaren öldü: Dini nikahlı eşi gözaltında İddiaya göre araçtan düşen 18 yaşındaki Yaren öldü: Dini nikahlı eşi gözaltında

YAŞATARAK YAŞAMAYI ÖĞRENECEĞİZ’

Kısırlaştırmanın çözüm olacağını belirten Doğan, “Bu sorun nasıl çözülebilir. Kısırlaştırma istasyonları kurularak görevini ve sorumluluklarını yerine layıkıyla getirecek veteriner hekimler alınacak ve en önemlisi bu ekip hayvansever ve bu işte istekli olacak. Bu işin çözülmesi için dıştan içe bir yol izlenecek. Köylerden şehir merkezine doğru kısırlaştırma yapılacak. Köylerde özellikle hayvancılık yapan insanlar hayvanlarını sürüye gitmez kurt kapmaz savunamaz gibi cesitli bahaneler ile kısırlaşmasina izin vermeyenler icin Zorunluluk getirilecek. Bu köpekler alınıp kısırlaştırılıp kuduz aşısı yapılıp ve en önemlisi sahibi üzerine çiplenip geri yerine bırakılacak. Sokak hayvanlarına ayrılan bütçenin doğru yerlere harcanarak bu hayvanların kışırlaşmasını istiyoruz. Bu katliam yasasınin altına imza atma niyetinde olanlara, aklı ve vicdanı hatırlatır, her canlı için yaşam hakkını savunacağımızı bildiririz. Gelelim tuncelide yaptığımız çalışmalara Son 1 yıldır Tunceli valiliği Tunceli belediyesi ve derneğimiz olarak çok güzel çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Valiliğin katkısıyla alınan ilaçlar ve haydi jandarma komutanlığından temin edilen araç ile köylerdeki dişi köpekleri toplayıp belediyeye ait merkez bakimevine getirip kısırlaştırdıktan sonra yerlerine geri biraktık. Bu projeyle çok sayıda köye girildi ve büyük ölçüde köpek kısırlaştırıldı. Merkezde Neredeyse küpesiz ve yavru köpek artık yok denilecek kadar aza indirgendi. İlçe belediyelerimizden ovacık, hozat, pertek Pülümür tüm kısıtlı imkanlarına rağmen taleplerimizi geri çevirmeyerek veteriner hekim istihdam edip baslayip kısırlaştırma calismalari yurutmeye başladı. Şehrimiz çözümün nasıl olması gerektiğini kavramış ve uygulamaya koymuş bir şehir. Biz kendi coğrafyamızda bu işi gerek kurumlar gerek gönüllüler olarak medeni toplumlara yakışır bir şekilde 2 sene içerisinde çözeceğimize inancımız tam. Diğer şehirlerde de bu özverili çalışmaları görmek istiyoruz. Bu şehrin tüm illere, belediyelere ve yasa koyuculara örnek olması dileğiyle” şeklinde konuştu. 

Editör: Mehmet Zafer Ağar