banner14

Dersim'de intiharlar üzerine analitik bir degerlendirme....

Akademisyen Gülnaz Karatay, Dersim'in neden intiharların en çok yaşandığı iller arasında yer aldığını değerlendirdi.

Yerel 07.07.2019, 15:42 07.07.2019, 15:42
5938
Dersim'de intiharlar üzerine analitik bir degerlendirme....

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre, Dersim, intiharların en çok yaşandığı ilk dört il arasında yer almaktadır. Ancak TÜİK verilerine bakıldığında Dersim’de intihar oranlarının neden yüksek olduğuyla ilgili analitik bir değerlendirmenin yapılmadığı görülmektedir.

Travmalı bir toplum olan Dersim’de intiharlara bilimsel bir açıdan yaklaşılmalıdır. İntihar olgusu hakkında verilerle konuşabilmek önemlidir. Bu ihtiyacı gidermek için 2015 yılında Uzm. Dr. Azad Günderci ve psikolog Seher Gökçe ve Burcu Güler ile birlikte, Dersim’de 2005-2015 yılından itibaren gerçekleşen intiharlarla ilgili kayıtlar üzerinden bir çalışma yapmıştık. Bu çalışmada elde edilen bulgulara göre; intihar girişimi en fazla genç gruplarda yaşanırken, ileri yaşlarda tamamlanmış (ölümle sonuçlanmış) intihar oranlarının arttığı; kentsel alanda daha fazla vaka olduğu; kadınların erkeklerden daha fazla intihar girişiminde bulunduğu; intihar amaçlı en fazla denenen yöntemin ilaç kullanımı olduğu ve intiharların işsizlikle bağlantılı olduğu; en riskli mahallenin Alibaba, en riskli ilçenin Pertek olduğu; mayıs ve haziran aylarında vaka sayısının arttığını; özellikle sonbaharda ölümcül vakalarda artış olduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışmada elde ettiğimiz bir diğer bulgu ise ilimizde intihar kayıtlarının iyi tutulmadığı yönünde idi. İntiharların nedenleri olayın derinlemesine analiz edilmesiyle anlaşılabilir. Kayıtlar üzerinden elde edilen bilgiler sınırlı düzeyde olduğu için bu çalışma ile bir resim ortaya koymak zordur. Dolayısıyla bu çalışmaya rağmen, Dersim’de intihar oranları neden yüksek olduğu sorusu hâlâ orta yerde durmaktadır. İntiharlara büyük ölçüde ruhsal sorunlardan köken almaktadır ancak ruhsal sorunlar, genetik kökeni olabilmekle birlikte, kader ya da yazgı değildir, hatta genetik “her şey” demek değildir. Travma çalışması yürütürken bir katılımcı “Dersim’de suya atlamalar 38’den kalma bir yöntem” demişti. Bu ifade benim için ürpertici idi, ancak bu topraklarda sözlü hafıza bu realiteyi hep canlı tutmuştur.

Dersim’de intiharlar, girift bir biçimde, süreklilik arz etmeye devam eden tarihsel/toplumsal travmalar, mutsuzluk ve yalnızlık, madde kullanımı, üretim alanlarının sınırlılığı ve işsizlik, yoksulluk, aile içi dinamikler/boşanmalar gibi nedenlerle beslenebilmektedir. Dolayısıyla Dersim’de intiharları değerlendirilirken bölgenin kendine özgü etnik-dinsel özelliklerini, tarihsel, sosyal ve siyasal yapısını, özellikle sağlık hizmetlerinin yapısını ve sunum biçimini göz ardı etmemek akademik bir zorunluluktur. Bu unsurları dışarıda bırakarak çözüm arama yaklaşımı içerisine girmek de sosyolojik zemini yok etmek, meseleyi özünden uzaklaştırmak anlamına gelir. Travma çalışması yürütürken katılımcıların “ebeveynlerimiz o kadar güçsüz düşmüşlerdi ki bizi sevemediler bile” , “ömrümüz ah vahla geçti”, “güneş bu toprakları çok kavurdu ama bir türlü ısıtmadı” ifadeleri bu kentin neden mutsuz olduğunun önemli ipuçları arasında sayılabilir ve bir miktar intiharların sosyolojik zeminine işaret edebilir. Dersim’de yürüttüğüm bir çalışmada travma mağduru ailelerin 4. kuşaklarında bile madde kullanma oranlarının daha yüksek ve mağdur ailelerde boşanma oranlarının daha fazla olması…

Peki, ne yapmalıdır?

Son süreçlerde, intihar vakalarıyla birlikte, Dersim’de toplumsal huzuru kaçıran bazı olayların peş peşe yaşanması ve adli vakalardaki bir miktar artış toplumsal stresi artırdığı gözlemlenmektedir. Toplumun korunması açısından, toplumsal yapılar arasında dışlayıcı, ötekileştirici bir tarz ve dil yerine, iç barışı teşvik edici, kapsayıcı ve onarıcı sevgi dilinin kurulması zorunluluktur. Toplum adına çalışan kurumlar ve yapılar arasındaki iletişim ve işbirliği eksikliğinden en fazla toplumun dezavantajlı kesimlerin etkilendiği unutulmamalıdır. Özellikle Dersim’deki siyaset mekanizmalarının travmalı bir toplum olan Dersim’de iç barışı tesis edecek, toplumun geleceğe daha umutlu bakmasını sağlayacak yeni bir yaklaşım geliştirmelerine ihtiyaç vardır. Kendisiyle barışık olmayan bir toplumun sorunlarına çare araması beklenemez. Dersim’de intihar olgusunun azaltılabilmesinin en önemli koşulu toplum ruh sağlığının korunması ve güçlendirilmesidir. İntiharlarla etkili bir biçimde mücadele edilebilmesi için, kentin risk haritasının çıkarılması gerekir. Özellikle bu açıdan sosyolojik çalışmalar ve intihar kayıtçılığı önemli hale gelmektedir. İntihar kayıtçılığında her bir vakanın derinlemesine analiz edilmesi önemlidir.

Dersim’de tarihsel travmalar göz önünde bulundurularak mutlaka “toplumsal travma merkezi” oluşturulmalıdır. Özellikle bu alanda çalışan ilgili meslek grupları “travma yönetimi” konusunda uzmanlaşmalı ve toplumun rahatlıkla ulaşıp ücretsiz hizmet alabileceği terapi hizmeti sunmalıdır.

İntihar verileri üzerinde yıllık analizler yapılmalı ve bu veriler üzerinden koruyucu yaklaşımlar devreye sokulmalıdır.

İntihar girişimi olan ve intihar riski taşıyan bireyler yakından takip edilmeli bunun için ev ziyareti yaklaşımını esas alan hizmet modeli oluşturulmalıdır.

Toplumun dezavantajlı grupları ile (psikiyatrik tanısı olan bireyler, engelliler, yoksullar, boşanma/evlilik krizi yaşayanlar, iflas/kayıp yaşayanlar vb.) daha yakından çalışılması için kurumlar arası işbirliği artırılmalı, İşsizlik sorunun kalıcı yöntemlerle çözülmesi için istihdam alanları yaratılmalıdır.

Yerel yönetimler bünyesinde, ayrı bir sağlık hizmeti örgütlenmesi doğru olmamakla birlikte, ulaşılabilirlik açısından, toplumla yakın temas halinde çalışacak psikolog ve sosyologların istihdam edilmesi ve toplum içi çalışmalar yürütmeleri önemlidir.

Çocuklarımızı her türlü bağımlılıktan korumak için kültür ve sanat merkezleri açılmalı, çocuklara yetenek geliştirme olanakları sunulmalıdır.

İntiharlar kader değildir. Özellikle önleyici çalışmaların öne çıkarılması, toplum ruh sağlığının güçlendirilmesi ve toplum üzerindeki baskının azaltılması etik sorumluluk gereğidir.

Prof. Dr. Gülnaz KARATAY

Munzur Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi

(Evrensel)

Yorumlar (0)
-1
açık
İstatistikler
Gösterim Tekil IP
Dün 13407 2014
Bugün 2419 825
Toplam 3377028 146799
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Fenerbahçe 15 27
3. Konyaspor 14 26
4. Hatayspor 15 26
5. Başakşehir 15 25
6. Alanyaspor 15 24
7. Galatasaray 15 23
8. Karagümrük 15 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Giresunspor 15 19
13. Kayserispor 15 19
14. Altay 15 18
15. Antalyaspor 15 18
16. Gaziantep FK 14 18
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 15 10
Takımlar O P
1. Erzurumspor 13 28
2. Ümraniye 14 27
3. Ankaragücü 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Samsunspor 14 22
7. Tuzlaspor 13 21
8. İstanbulspor 14 20
9. Kocaelispor 14 20
10. Gençlerbirliği 14 20
11. Boluspor 14 19
12. Adanaspor 15 19
13. Bursaspor 14 17
14. Menemenspor 13 17
15. Manisa FK 15 17
16. Denizlispor 14 15
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 15 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Tottenham 14 25
6. M. United 15 24
7. Arsenal 14 23
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Aston Villa 15 19
11. Leicester City 15 19
12. Brentford 15 17
13. Crystal Palace 15 16
14. Leeds United 15 16
15. Southampton 15 16
16. Everton 14 15
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 15 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 16 27
7. Barcelona 15 23
8. Valencia 16 22
9. Osasuna 16 21
10. Athletic Bilbao 15 20
11. Espanyol 16 20
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 16 16
15. Granada 15 15
16. Elche 16 15
17. Deportivo Alaves 15 14
18. Cádiz 16 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 16 8