MUNZUR SUYUN, DERSİMİN dışında 38 ilde dağıtımını, temsilciliğini yapan, ünlü suyumuzu, içenleriyle buluşturan, tanıtan, yetkili dağıtıcıları, Dersimdeydiler.

  Şehrin ünlü ŞAROĞLU otelinde ağırlanan, temsilciler için verilen kokteyle bizler de davet edilmiştik.

   Otelin, en üst katında, Munzur’a, tepeden bakan salonda, otel çalışanlarının dışında tanıdık yüzler yok gibiydi. Uzun Mehmet uzun bıyıkları ile tanıdık bir yüzdü. Beni davet eden MUNZUR SUYUN kurucularından ortaklarından, yöneticilerden ALİ SÖYLEMEZ’İ, aradım. Misafirleri ile sohbet ediyordu. Farklı illerden gelen misafirleriyle tanıştırdı. Hepsinin yüzünde, DERSİM’DE olmanın gülümsemesi vardı.

    Alkollü içeceklerin de ikram edildiği kokteylde, kadehler hoş geldinler, tanışmak için kaldırılıyordu.

   Misafirlere ilk sorumuz, doğal olarak MUNZUR Suyunun, tanıtımı, duyulan ilgiydi. Verilen cevaplarda, ilgi büyükmüş. Giderek de ilgi talep artmaktaymış.

   Ali Söylemez Bey, şirketin Genel Müdürü Fevzi Beyle tanıştırdı. Ev sahibi konumunda olan Genel Müdür, çeşitli illerden gelen misafirlerini DERSİM’DE ağırlamanın nezaketi, sevinci içindeydi. Onun gibi ben de tanıştığımıza memnun olmuştum.

   Sordum. Sayın Genel Müdür, Anlattı. Munzur Suyunu, Tunceli dışında, İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerle, birlikte, 38 ilde, dağıtımını yaptıklarını söylüyordu.

   Yurt dışında, Suudi Arabistan, Almanya, Hollanda, Avusturya ülkelerine, dağıtım yaptıklarını, Irak gibi talebi olan birkaç ülkeyle henüz bağlantı kuramadıklarını söylüyordu.

    Genel Müdür, saatte, 42 bin küçük pet su şişeleyen yeni bir makine aldıklarını, hizmete koyduklarını, üretimde büyük artış sağladıklarını, bununla birlikte yeni bağlantılar, temsilcilikler, bayilikler kuracaklarını, giderek daha büyük talepleri karşılayacaklarını söylüyorlardı.

    DERSİM’İN simgesi, göz bebeği MUNZUR GÖZLERİNDE çıkan suyun, sadece Binde birini, 85’lik boru ile aldıklarını, bunun da Munzur Suyunu etkilemediğini söylüyorlardı.

   Havuzlara aldıkları suyu, dinlendirdiklerini, içindeki oksijenin çıkması için ozonladıklarını, Ozonun, kapakla su arasındaki boşluğu doldurarak, bozulmayı önlediklerini söylüyordu.

   Kurumda,51 kişi istihdam ettiklerini, yaz mevsiminde üretim artışı sağlanacağından, 62 kişiye çıkaracaklarını, söylüyorlardı.

  Sermaye artışına gidildiğini, hissedarlara yansıyan 20 Milyon liralık artış yaptıklarını, büyüdüklerini söylüyorlardı.

   Misafirlerini, Munzur Gözelerine götüreceklerini, Milli Doğal Parkımız Munzur Vadisiyle, Munzur Sıradağlarının, kucağındaki Munzur Gözeleriyle, tanıştıracaklarını, pazarladıkları suyu üreten tesisleri gezdireceklerini, söylüyorlardı.

  Bodrumda ikamet eden büyük ağabimin kızı MERAL’IN, yakın arkadaşı arkeolog ECE Hanım, Bodrum, Munzur Su temsilcisi eşiyle birlikte çok merak ettiği DERSİM’İ, görmek için gelmiş.

   Bizi ziyarete geldi. Yanımızda bulunup tanışanların ifadesiyle ile kültürlü, nazik kibar bir hanımefendi olan ECE Hanımla ünlü tatil beldesi Bodrum’u, Bodrum Kalesi’ni, DERSİM’İ, konuştuk. DERSİM’E geldiği, gördüğü için sevinçliydi. Sabahleyin kahvaltı sonrası çıkmış Munzur kıyısında yürüyüş yapmış. Şehre girişte polis kontrol noktasına kadar yürümüş. Kimlik yoklaması yaptırmadan dönmüş. Kıyısında yürüyüş yaptığı Munzur’un gözelerini, vadisini, bir sonraki gün gidip göreceği için sevinçliymiş. 

    ECE Hanıma, DERSİM’İN, Yaz mevsimindeki güzelliklerin anlattık. Gelip görmesi için özel olarak davet ettik.

   Oda, MERAL’LA birlikte geleceğini söyledi.

   +  +   +

DOĞA KATİLLERİNİN DOĞA KATLİAMINA İZİN VERİLMESİN

   Geçmiş yıllarda, DOĞA KATİLLERİ, yılbaşlarında, içki sofralarında meze yapmak için çeşitli illerden gelip, DERSİMLİ Doğa katilleriyle birlikte, DERSİM Doğasında katliam yaparlardı. Doğamızın zenginliği, renkleri, kınalı keklikleri, dağ keçilerini, katlederlerdi.

  Bu yılda gelip DERSİMLİ Doğa katilleriyle birlikte katliam yapmak isteyeceklerdir.

   Doğayı korumakla görevli kuruluşlarının yetkilerine, duyarlı doğayı seven korumak isteyen DERSİMLİLERE, bütün vatandaşlara, çağrımdır.

  Bu acımasız doğa katillerinin katletmesine, izin vermeyelim.

Fikri TAŞ