Dersim'de DEDEF öncülüğünde ildeki maden projelerine karşı basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada, doğa talanına karşı birlik mesajı verildi.

Dersim’de DEDEF öncülüğünde Munzur Koruma Kurulu, Dersim Kültür ve Doğa Derneği, Munzur Çevre Derneği Seyit Rıza Meydanı’nda ildeki maden projelerine tepki amacıyla basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya belediye başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, CHP İl Başkanı Ali Mustafa Çelik, SMF üyeleri, DEDEF bileşenleri ve STK'lar destek verdi. 


DEDEF Yönetim Kurulu Üyesi Ali Rıza Bilir'in okuduğu açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Dersim coğrafyasında yıkım ve talan hız kesmeden devam ediyor.  Dersim’de son dönemde çok sayıda şirket 56. bin hektarlık alanda madencilik faaliyetlerine hız kesmeden devam etmektedir.  Başta altın madeni olmak üzere, ağır metal maden faaliyetleri genişleyerek devam ediyor. Yetkililerin gözetimi ve denetimi altında olduğuna inandığımız bu şirketler doğamıza zarar vereceği gibi zararın tehlike boyutu da büyük olacaktır. Bölgemizin bu kadar geniş kapsamlı yıkım projelerinin kuşatması altına alınmış olması tesadüfü değildir, tamamen bilinçli ve organizeli gelişmelerdir. Güvenlik tedbirlerinin en üst seviyede olduğu Dersim’de, birçok maden şirket temsilcisinin köylülerin arasında rahat bir şekilde dolaşmalarının bir anlamı olmalıdır.
Burjuva kapitalist sistemin Dersim’i insansızlaştırma politikalarının bir parçası olan Baraj ve HES projelerinin uzunca bir süre bu topraklarda devam ettiğini hepimiz biliyoruz. Sermayenin bütün kuşatmalarına, hilelerine ve yalanlarına rağmen Dersim halkının azim ve kararlı duruşuyla baraj ve hes projelerine izin verilmemiştir. Ancak tehlikesi halen devam etmektedir. Ne zaman Dersim’de askeri bir operasyon olsa hemen arkasından ormanlarımız ateşe verilip, yakılmış ve binlerce hektarlık alan küle çevrilmiştir. Bölgemizi yaşanmaz hale getirmek için güvenlikçi politikalara zemin yaratılmış, yeterince yoksul durumda olan bölge halkı yapılan Karakol ve Kalekol inşaatlarında gizlice çalıştırılmış bölgemiz ise adeta abluka altına alınmıştır.

ANTALYA - Otomobille çarpışan motosikletin sürücüsü yaşamını yitirdi ANTALYA - Otomobille çarpışan motosikletin sürücüsü yaşamını yitirdi

Bununla birlikte karakol ve kalekol binalarının güvenliği için çok sayıda ormanlık alan gizli yapılan ihaleler ile kesime verilmiştir.  Ormanlara rampa sokularak ormanlık alanlar yok edilmiştir. Son dönemde Hozat ilçemizde günlerdir süren orman kesimi; yine Peyzaj düzenlemesi adı altında tahrip edilen inanç yerlerimiz; halkımız tarafından kutsal sayılan başta dağ keçileri olmak üzere yaban hayvanlarının avcılık ile yok edilmesi; meraların ve köylülerin ortak kullandıkları arazilerin şirketlere tahsis edilmesi; turizmi geliştireceğiz bahanesiyle gelişi güzel alanların işletmecilere kaymakamlar eliyle verilip doğanın hor kullanılması buna örnektir. İnsan baskısı ile oluşan yıkımlar, su kaynaklarımızın ticarileştirilmesi, yetmiyormuş gibi şimdide şirketlerin maden sahalarını açmaya yönelik sürdürülen faaliyetlerin amaçlarına ulaşması durumunda; topraklarımız ve yaşam alanlarımız siyanürle zehirlenip tahrip edilerek yaşanmaz hale gelecektir.  Bu yıkımın asıl amaçlarından biride bölgemizi insansızlaştırma gayesidir. 

Bizler; yaşam alanlarımızın talanına suskun ve seyirci kalacak mıyız?

Elbette ki hayır! seyirci kalmayacağız ve madenlere hayır diyerek direneceğiz.

Hep birlikte doğamızı; hukuksal alanda savunacağız, bilimsel yöntemler ile savunacağız ve sokakta direnerek olumsuz hiçbir gelişmeye izin vermeyerek topraklarımıza sahip çıkacağız.

Dersim coğrafyası endemik bitki türleri ve florasıyla bilinen önemli bir coğrafyadır. Bu coğrafya binlerce yıldır canlılar için yaşam kaynağı olmuştur. Dersim halkı bir yandan ekonomik sorunlarla boğuşurken; aynı zamanda sağlıklı yaşam sürdürmek adına doğasıyla barışık bir halktır. Ülkemizin birçok bölgesinde olduğu gibi Dersim’in ekolojik doğal sistemi olumsuz gelişmeler nedeniyle tüm doğal varlıklarını gün be gün kaybediyor. 
Doğanın talanına neden olan bu tür olumsuz projelerden kaynaklı değişen iklimler, yaşanan seller, fırtınalar, eriyen buz dağları hafife alınıyor! Hava, toprak ve su kirliliği, erozyon, ormansızlaşma, asit yağmurları, radyasyon, radyoaktif kirlilik ve heyelanlar yaşamı korkulu bir rüyaya dönüştürüyor. Doğal varlıklarımız, geri gelmemek üzere her geçen gün bir bir yok ediliyor.
Vahşi kapitalizm, sermayesini büyütüp daha fazla para kazanmak için sözde enerji bahanesiyle binlerce HES projesini,  onlarca termik ve nükleer santralini, zehir saçan madencilik çalışmalarını, taş ocaklarını,ve çimento/beton tesislerini ülkemiz halkının başına ve doğasına bela etmeye, devem ediyor. Kanser virüsü gibi bütün vadi ve yaşam alanlarımıza enjekte ediyor. Etmeye Devam ediyor.
Bir yanda doğasını, dünyasını korumaya çalışanlar; diğer yanda daha çok üretim, illede tüketim diyenlerin arasında kıyasıya bir mücadele devam ediyor. Daha güzel bir dünyada yaşamak adına sürdürülen mücadelede ne yazık ki para ve rant çıkarlarına dönük çalışmalar günümüzde daha ağır basıyor.Dersim’de yıllardır kaçak yollarla sürdürülen maden çalışmalarına her geçen gün yeni maden sahaları eklenmekte ilan edilmektedir. Geçtiğimiz yılarda kesin olmamakla birlikte 145 maden projesinin bulunduğu bilinmektedir.  Dersim’de son bir yılda büyük şirketlerin ağırlıkta olduğu maden firmalarına verilen maden sahası ruhsatı 160’ı aşmış durumdadır.Tarıma elverişli topraklarımızın, içme ve sulama sularımızın doğal kaynakları kurutulmakta, yaban hayatı ve yaşam alanları ile mera alanlarının tahrip olduğu, ayrıca tarihi, kültürel ve inanç alanlarının yok edildiği bir süreci yaşıyor ve görüyoruz. Son derece doğal ve endemik bir ekolojik ortamın bulunduğu böyle bir coğrafyanın tam ortasına maden sahası yapılmasının tek bir amacı olmalıdır.  O da Dersim’i ortadan kaldırıp tarihten silmektir. Maden sahaları ekolojik, sosyal-kültürel ve ekonomik açıdan çok yönlü zararlara ve mağduriyetlere neden olmaktır ve halkı yoksulluğa mahkum etmektedir. Maden şirketlerinin amacı; binlerce ton üretim kapasitesi planlamaktır.   Bu planı yaparken geniş bir sahada sondaj yoluyla dinamit patlatma gibi yöntemler kullanılarak, tüm canlılar için son derece tehlikeli ağır metallerin çıkarılması, taşınması ve biriktirilmesi hedeflenmektedir.   Tüm yıkım politikalarına ve saldırılara; Dersim halkı olarak asla izin vermeyeceğimizin bilinmesini istiyoruz.Topraklarımızın ve nehirlerimizin zehirlenmesine karşı geçmişte olduğu gibi bugün de direneceğimizi, tüm Dersimlileri ve Dersim dostlarını madenci şirketin lobi faaliyetlerine karşı uyanık olmaya çağırıyoruz. Maden firmalarının Dersim topraklarında cirit atmasına asla izin verilmemelidir. Onların halkımızın arasına girerek herhangi bir faaliyet yürütmesine izin verilmemelidir. 

Hemen yanı başımızda olan Erzincan İiçte’ki siyanür havuzunda meydana gelen patlamanın sonunda ortaya saçılan siyanür zehirinin suya karışması , İkizdere’de,  fırtına’da,  
kaz dağlarında ve bunlara benzer maden faaliyetlerinin olduğu yerlerde   yaşanan doğa tahribatı ve çevre felaketleri gün gibi ortadadır.  Bütün bu olumsuzluklara rağmen maden arama işlerini yürüten şirketlerin bölgemizde elini kolunu sallayarak doğamızı ve topraklarımızı tahrip etmelerine izin vermeyelim.  Kanser ve benzeri hastalıklara neden olacak maden faaliyetlerine göz yumarak seyirci kalmayalım, toplum sağlığını ve doğamızı savunalım. Maden arama faaliyetinde bulunacak şirketlerin, temsilcilerinin, kişilerin aramızda dolaşmalarına izin vermeyelim. Bölgede iş istihdamı yaratacağız yalanlarına kanmayalım ve onları hayatın her alanında teşhir edelim.Dostlar değerli Dersim halkı;Bir kez daha belirtmek istiyoruz ki doğamızın talan edilmesine, insan hayatına neden olacak olan bütün gelişmelere ve bölgemizin eko sisteminin bozulmasına asla izin vermeyeceğiz. Maden şirketlerinin bölgemizde yürütecekleri her türden   faaliyetin karşısında olacağız ve bu tür faaliyetlere asla   izin vermeyeceğiz. Bölge halkının topraklarını satın aldık gibi yalan ve hileli yaklaşımları iyi biliyoruz.  Halkımızı her türden kirli ve dejenere algı siyasetine karşı, birlik olmaya  çağırıyoruz. Bu topraklar bizim. Topraklarımızın kirletilmesine izin vermeyelim yaşam alanlarımızı koruyalım sahip çıkalım."