İHD, “İnsan Haklarıyla İnsandır, İnsan Hakları Nefes Aldırır!”

İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, İnsan Hakları Haftası nedeniyle İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.

Gündem 11.12.2020, 18:33 Serhat Ozan Yıldırım
442
İHD, “İnsan Haklarıyla İnsandır, İnsan Hakları Nefes Aldırır!”

Siyasi Parti temsilcileri ve Sivil toplum örgütleri temsilcilerin katıldığı açıklamayı İHD Dersim Şubesi Başkanı Gürbüz Solmaz okudu.

 “İnsan Haklarıyla İnsandır, İnsan Hakları Nefes Aldırır!” başlığıyla yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

“Birleşmiş Milletler (BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabul ve ilanının 72. Yıldönümüdür. 2. Dünya Savaşı’nın neden olduğu ağır yıkım ve tahribatından ardından benzeri acıların bir daha asla yaşanmadığı ve barışın egemen olduğu bir uluslararası düzen kurmak amacıyla daha savaş sürerken başlayan tartışmalar savaşın hemen akabinde sonuç vermiş ve 26 Haziran 1945 tarihinde Birleşmiş Milletler Kuruluş Antlaşması imzalanmıştır.   İnsan hakları Evrensel Beyannamesi, 10 Aralık 1948 günü Paris’te toplanan BM Genel Kurulu’nda kabul edilmiş, daha sonra 4 Aralık 1950 tarihinde ise BM Genel Kurulu, “10 Aralık’ı insan hakları günü olarak ilan etmiştir. 

Bildirgenin 72. yılında tüm dünyada insan hakları tehdit altında

Bugün Dünyada Evrensel Beyannamede yer alan hak ve özgürlüklere dayalı uluslararası bir düzen hala kurulamamıştır. İnsanların ırkından, renginden, cinsiyetinden, cinsel yöneliminden, dilinden, din ve mezhebinden, inancından, etnik kimliğinden, siyasi-vicdani ve felsefi kanaatinden bağımsız olarak, insan olmaktan gelen hakları ve dokunulmazlıkları olduğu temel fikri dünya çapında yeterli koruma bulamamaktadır. Maalesef günümüzde Birleşmiş Milletler Örgütü de, var oluş gerekçesiyle çelişir biçimde, hak ihlallerinin başlıca sebebi olan savaşları ve iç savaşları önlemede/sonlandırmada, mülteci krizlerine müdahalede, küresel çapta doğal ve kültürel mirasın korunmasında, yoksullukla ve adaletsizlikle mücadelede, başta kadınlara yönelik olmak üzere her türlü ayrımcılığı sonlandırmada yeterince etkin olamamaktadır.

Türkiye’nin insan hakları ve demokrasi sorunu büyümüştür

Küresel salgının daha da derinleştirdiği bu kriz hali, maalesef Türkiye’de de tüm yoğunluğu ve ağırlığı ile yaşanmaktadır. 19 Temmuz 2018 tarihinden itibaren de resmen kaldırıldığı söylense de yapılan pek çok düzenleme ile kalıcılık/süreklilik kazandırılan bir OHAL rejimi ile yönetilmektedir. Özellikle bir yönetim tekniği olarak başvurduğu belirsizlik yaratma gücü, siyasal iktidara salgın koşullarını bir fırsata çevirme imkânı vermektedir. Salgının olağanüstü niteliği ile OHAL’i birbiriyle ilişkilendirerek erkini daha da merkezileştirip toplum üzerindeki baskı ve kontrolünü arttırmaktadır. Salgınla mücadeleyi bir önleme ve koruma eylemi olarak değil de bir güvenlik sorunu olarak ele alan siyasal iktidar, böylesi durumlarda hep yaptığı üzere öncelikle insan haklarını iptal etmeye yönelmiştir. Sonuç ise başta bilgi edinme hakkı, yaşam hakkı, sağlığa erişim hakkı, çalışma hakkı, ifade özgürlüğü, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü olmak üzere tüm temel hak ve özgürlüklerin sistematik olarak ihlal edilmesi olmaktadır.  Hak temelli bir rejim fikri terk edilmiş; hukuk kurumu, minnet ve rıza göstermeyen toplumsal kesimleri susturma ve sindirme aracı haline getirilmiştir. Bir yandan ülke içinde ve dışında sürdürülen militarist ve savaş yanlısı politikaların etkisiyle diğer yandan uzun yıllardır uygulana gelen ne liberal ekonomi politikalarının bir sonucu olarak ülke siyasal, kültürel ve ekonomik ağır bir kriz içine girmiştir.

İnsan Hakları Derneği Genel Merkezinin ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın 09 Aralık 2020 günü kamuoyu ile paylaştığı son 1 yıla ilişkin hak ihlalleri ile ilgili veri raporu Türkiye’deki hak ihlallerinin geldiği korkunç boyutlarını göstermektedir. Özellikle yaşam hakkı ve işkence kötü muamele yasağı ihlali ciddi boyutlara ulaşmıştır.

Siyasal iktidarın ekonomiden toplum sağlığına kadar ülkenin tüm meselelerini güvenlik sorunu haline getiren, toplumu kutuplaştıran, ülke içinde ve dışında şiddeti esas alan, bilhassa da Kürt sorununun ve uluslararası sorunların çözümünde çatışma ve savaşı tek yöntem haline getiren politikaları sonucunda 2020 yılında ülkede yüksek sayılarda yaşam hakkı ihlalleri yaşanmıştır. Çok faklı toplumsal kesimlerden insanlar ya doğrudan kolluk güçlerinin şiddeti ya da devletin, “önleme ve koruma” yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu yapısal şiddetin ve/veya üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen şiddetin sonucu yaşamlarını yitirmişlerdir.

Devletlerin insan haklarına yönelik saygısının dolayımsız göstergesi olan hapishaneler, Yaşam hakkı ihlalinden işkenceye, sağlık hakkına erişime kadar ağır ve ciddi ihlallerinin yaşandığı yerlerdir. Covid-19 salgını açısından en riskli yerlerin başında hapishaneler gelmektedir. Salgın gerekçe gösterilerek mahpusların zaten kısıtlanmış olan hakları daha da kısıtlanarak yeni bir “normal” yaratılmak istenmektedir.

Siyasi iktidarın insan hakları ve yargı alanında reform söylemleri ise bu tablo altında gerçekleşebilecek bir vaat olarak görülmemelidir. Gerçekten bir reform yapılmak isteniyorsa kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı yeni ve demokratik bir anayasanın yapılması ve geçmişle yüzleşmeyi sağlayacak gerçek bir çatışma çözüm sürecine girilmesi bir zorunluluktur. Bu adımlar atılmadan yapılacak şey reform değil, ancak uluslararası taleplere cevaben yapılan bir vitrin düzenlemesi olur.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde belirtildiği gibi barış, adalet, eşitlik, özgürlük ve insan onurunun korunmasını ve bunları güvence altına alacak demokrasi mücadelesinin verilmesini savunmaya devam ediyoruz. Çünkü insanlığın varoluşunu tehdit eden bu küresel krizden çıkışın tek yolu söz konusu değerlere sahip çıkmaktır.

Tüm bu olumsuzlukların karşısında dünyanın her yerinde halklar özgürlük, adalet, eşitlik ve insan hakları talepleriyle itirazlarını yükseltmektedirler. Devletlerin ve hükümetlerin bu itirazlara yanıtı ise şiddetin her türünü sistematikleştirip yaygınlaştırma ve hayatın tek gerçeği olarak toplumlara dayatma şeklinde olmaktadır. Bugün tüm dünyanın yaşamakta olduğu bu ağır kriz karşısında insan haklarını savunmak ve kurucu rolünü canlandırmak en asli görevimizdir.

Bizler İnsan Hakları savunucuları olarak; insan eliyle gerçekleştiği için önlenebilir olan Türkiye ve dünyadaki bu kötü sürecin son bulması ve insan haklarına dayalı bir ortak yaşam idealini geliştirmek için çok daha fazla çaba göstereceğimiz aşikârdır. Bu idealin gerçekleşmesi ebetteki toplumsal muhalefeti oluşturan ve bu toprakların vicdanlı insanları sayesinde olacaktır.

ÖZGÜR-EŞİT VE ADİLCE YAŞANABİLİR BİR DÜNYA İÇİN İNSAN HAKLARI MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEKTİR.”

                                                                                                                                             

Yorumlar (2)
Tarafsız fanatik 5 ay önce
İnsan haklarını"Tunceli insan hakları derneği"kurtaracak...Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış
Oktay 5 ay önce
Dersim insaninin ;insan haklarina, doganin icinde barindirdigi canli ve canszi varliklariyla yok edilmesine, her turden esitsizlige karsi olan duyarliligi hep on planda olmustur.
17
açık
İstatistikler
Gösterim Tekil IP
Dün 5395 1194
Bugün 2339 572
Toplam 1262886 61845
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 34 72
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 34 66
4. Trabzonspor 35 60
5. Alanyaspor 35 55
6. Hatayspor 34 53
7. Gaziantep FK 34 51
8. Sivasspor 34 51
9. Karagümrük 34 50
10. Göztepe 35 47
11. Rizespor 34 42
12. Antalyaspor 35 42
13. Konyaspor 34 41
14. Ankaragücü 34 38
15. Malatyaspor 34 37
16. Kasımpaşa 35 37
17. Başakşehir 34 36
18. Kayserispor 34 35
19. Erzurumspor 35 34
20. Gençlerbirliği 34 32
21. Denizlispor 34 27
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 33 77
2. M. United 32 66
3. Leicester City 32 59
4. Chelsea 32 55
5. West Ham 32 55
6. Tottenham 33 53
7. Liverpool 32 53
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 31 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 32 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 32 34
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 32 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 32 73
2. Real Madrid 32 70
3. Barcelona 31 68
4. Sevilla 32 67
5. Real Sociedad 32 50
6. Real Betis 32 49
7. Villarreal 32 49
8. Granada 31 42
9. Osasuna 32 40
10. Athletic Bilbao 31 38
11. Levante 32 38
12. Celta de Vigo 32 38
13. Cádiz 32 36
14. Valencia 32 35
15. Getafe 32 31
16. Deportivo Alaves 32 30
17. Real Valladolid 31 28
18. Huesca 32 27
19. Elche 32 27
20. Eibar 32 23