Devlet yaban hayvanlarını değil, ‘av turizmi’ni koruyor

HAYVAN HAKLARI YASASI 10 YILDIR ÇIKMADI. MEVCUT KANUNDA İSE YABAN HAYVANLARININ YAŞAM HAKKI SÖZ KONUSU BİLE DEĞİL. ONLARIN HAYATI ‘AV TURİZMİ’ ADI ALTINDA ÜZERLERİNE BİÇİLEN PARAYA, İHALELERE VE ‘ÖLDÜRME’ KOTALARINA TABİ

Gündem 28.04.2021, 11:28 28.04.2021, 11:38
268
Devlet yaban hayvanlarını değil, ‘av turizmi’ni koruyor

Türkiye’de 70’li yıllardan bu yana “av turizmi” adı altında hayvanlar öldürülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı her yıl av turizmi faaliyetleri kapsamında avlanabilecek hayvan türlerini açıklıyor ve ihaleye çıkılıyor. 8 Temmuz’da 2020-2021 yılı için Türkiye genelinde 798 yaban hayvanının av olması için izin verildi ve bu rakama yaban domuzları dahil edilmedi. Belirtilen metinde her avcıya ikişer yaban domuzu “öldürme hakkı” tanındı. 2020-2021 av turizmi uygulama talimatında dikkat çeken bir diğer madde ise yabancı avcı, devlet misafiri ve diplomat kotaları. Yani devlet bir “avcıyı” ülkesindeki hayvanları öldürmesi için misafir olarak gösterip, onlara “avlanma hakkı” veriyor.

Hayvan hakları savunucuları avcılığa ve “av turizmi”ne karşı uzun yıllardır izleme çalışmalarıyla ve hukuki yollara başvurarak mücadele veriyor. Hayvan Hakları İzleme Komitesi raporlarına göre, 2018-2019 av sezonunda en az 4 bin 255 yaban hayvanı avcılar tarafından öldürüldü. Koyulan kurallar dışında avlananlar da var. Avukat Umur Yıldırım 2018’de yasadışı avlanan 6 bin 972 avcıya, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’na muhalefetten, toplam 6 milyon 506 bin 451 lira idari para cezası uygulandığını, “av turizmi” adı altında da 2 bin 546 yaban hayvanının öldürüldüğünü söylüyor.

Aynı şekilde Tarım ve Orman Bakanlığı’na göre, 2019’da 6 bin 265 kişiye “yasa dışı avcılıktan” 7 milyon 507 bin lira idari para cezası verildi. 2020’nin rakamları ise henüz açıklanmadı.

YILDIRIM:DENETİMLERİNARTTIRILMASIHATTABUKONUDABİRİMLERİNKURULMASIGEREKLİDİR.AVTURİZMİPERDESİARKASINDAYAPILANLARCİNAYETTENBAŞKABİRŞEYDEĞİLDİR

Daha sıkı denetimler ve önleyici cezaların verilmesi gerektiğini söyleyen Avukat Umur Yıldırım, “burada sadece verilerden bahsetmiyoruz aslında bir canlının hayatından bahsediyoruz,” diyor. Cezaların caydırıcı olmadığını da özellikle vurguluyor. “Denetimlerin arttırılması hatta bu konuda birimlerin kurulması gerekiyor. Av turizmi perdesi arkasında yapılanlar cinayetten ve vahşetten başka bir şey değil,” diye ekliyor sözlerine.

Yunuslara Özgürlük Platformu Sözcüsü Öykü Yağcı avlanmanın devlet tarafından izne tabi tutularak meşrulaştırılması karşısında “tuzaklanarak, köşeye sıkıştırılarak veya sürek avıyla öldürülen, yaralı halde ölüme terk edilen ve cansız bedenine dahi şiddet uygulanan bu hayvanlara avcıların yaptıklarını ne zaman spor, hobi ve turizm olarak değil de saf şiddet ve işkence olarak görecekler?” diye soruyor.

Popülasyonu hızla azalan elmabaş patkalarının avlanmasına izin

Avlanmayı savunanlar her ne kadar prensipte nesli tükenmekte olan hayvanları avlamanın kesinlikle yasak olduğunu belirtse de, uygulamada bunun göz ardı edildiği çok fazla örnek sayabiliyoruz. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği’ne göre, son 40 yılda üveyik popülasyonunun yüzde 78’i, elmabaş patkalarınınsa yüzde 50’si azaldı. Nesli tükenme tehdidiyle karşı karşıya olduğu belirtilen bu iki kuş türünün ise Türkiye’de avlanmasına bu yıl da izin verildi.

2015’te yine, normalde Türkiye’de avlanması yasak olan ayılar “av turizmi” kapsamına alındı. “Yalnızca Türkiye’den avcılar” tarafından 8 yaş üstü 15 erkek ayının öldürülmesine izin veren kararda her bir ayının hayatı için 10 bin TL değer biçildi. Bir sonraki yıl bir ayıyı öldürmenin cezası ise 15 bin TL oldu.

Kızıl geyiklerin de nesli tükenmek üzere. Ancak, yakın zamanda Güzelbağ eski Belediye Başkanı MHP’li Mehmet Kula, avladığı kızıl geyikle fotoğraf paylaştı. Ardından gelen tepkiler üzerine de “Devletin izin verdiği miktarda ücretini ödemek koşuluyla yasal bir avlanma yaptık,” dedi.

Bu açıklamada görüldüğü üzere, avcılığın bir başka boyutu da ekonomik. Devlet av turizmi faaliyetleri kapsamında birçok kalemden gelir elde ediyor. Bu kalemler arasında av pulu bedeli, yıllık avlanma harcı, konaklama ve av köpeklerine yapılan harcamalar yer alıyor.

Nevşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Osman Özer’in araştırmasına göre, av turizminin bir sezonda Türk ekonomisine yıllık getirisi yaklaşık 2 milyar dolar, yani bugünün rakamıyla hesaplanacak olursa 14 milyar 336 milyon 110 bin lira.

IŞIK:AVCILARIN EKONOMİK ANLAMDA BİR İSTİHDAMALANI OLUŞTURMADIKLARI VE VAZGEÇİLMEYECEK BİR EKONOMİK GETİRİYİDE GETİRMEDİKLERİ ORTADA

Av turizmi sektörünün ekonomik bir büyüklüğü olmadığını söyleyen TBMM Çevre Komisyonu Üyesi ve HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan Işık, “Avcılık turizmi adı altındaki cinnet ve cinayet halinin de gerekçesi olarak ülkeye döviz gelmesi gibi absürt bir gerekçe ile açıklanmaya çalışılıyor. Sadece av turizmi kapsamında para verip hayvan öldürme zevki olan sınırlı sayıdaki ruhsal bozukluk sahibi insanın değil, genel olarak avcıların ekonomik anlamda bir istihdam alanı oluşturmadıkları ve vazgeçilmeyecek bir ekonomik getiriyi de getirmedikleri de ortada,” diyor. Işık, altını çizerek ekliyor: “Ayrıca rantı ne kadar olursa olsun yaşam keyfi müdahalelere açık olamaz.”

TOPAÇ:TUNCELİ İLİNDE YABANHAYATI VARLIĞININ TAMANLAMIYLA TESPİT EDİLEMEMESİ BIRAKIN BÖLGEYİ KALKINDIRMAYI,BELKİDE KORUMA ALTINDAKİ TÜRLERİN YOK OLMASINADA SEBEP OLABİLECEKTİR

Av turizmi uygulama talimatında, “av turizmi”nden elde edilen gelirin bir kısmının av bölgesindeki köy ve beldelere verildiği  yazıyor. Ancak en çok av ihalesi açılan bölgelerden biri olan Tunceli ilinde gazetecilik yapan Ercan Topaç, bölgenin kalkınmasından ziyade koruma altındaki türlerin yok olma tehdinin üzerinde durulması gerektiğini söylüyor: “Bölgedeki yaban hayatı varlığının tam anlamıyla tespit edilememesi bırakın bölgeyi kalkındırmayı, belki de koruma altındaki türlerin yok olmasına da sebep olabilir. Tunceli ili, Türkiye’nin en zengin yaban hayatı sahalarına sahip. Burası çizgili sırtlan, Anadolu parsı gibi türlerin yaşama ihtimalinin yüksek olduğu yerlerden biri.” Dersimliler yıllardır bölgelerinde avlanmaya karşı seslerini yükseltiyor. “Her türlü avcılık faaliyetine yönelik ciddi tepki var. Bu tepkinin en önemli nedeni kentin tamamına yakınının Alevi olması. Yöre insanları hiçbir canlının öldürülmesini hoş görmüyor. Hatta yaşlılar dualarını yaparken tüm insanlığın yanı sıra yabandaki kurda, kuşa da aç kalmaması için dualar ediyor,” diyor Topaç.

Hayvan hakları savunucularının girişimiyle bu yıl Türkiye’de nesli tükenme tehdidiyle karşı karşıya kalan 47 yaban keçisinin öldürülmesini kapsayan ihale mahkeme tarafından iptal edildi. Aynı şekilde Eskişehir’de kızıl geyik türünün korunması gerektiğine karar veren mahkeme bölgedeki av turizmine yönelik ihalenin iptaline karar verdi. Bakanlık temyize başvursa da mahkeme bakanlığın temyiz başvurusunu reddetti.

Aralık 2020’de bir av turizmi faaliyetlerine başka bir boyut da kazandırdı. Antalya merkezli av turizmi acenteliği yapan bir firma, Amerikalı iş insanı Bradley Garrett Van Hoose’a Munzur Dağları’nda yaşayan kutsal hızır keçilerini öldürmesi için Doğa Koruma ve Milli Parklar Tunceli Şube Müdürlüğüne başvurdu ve keçilerin öldürülmesi için kişiye özel izin verildi. Bunun üzerine hem bölge halkı hem de Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu büyük tepki göstererek, sosyal medya hesabından, “Bizim için doğadaki hiçbir cana asla paha biçilemez. Dürbünlü silahı ve 50 mermisiyle dağ keçisini katletmek için gelecek olan kişiye sesleniyorum. Köylüler ve duyarlı tüm dostlarla orada seni bekliyor olacağım mesajını paylaşmıştı.” CHP Tunceli Milletvekili Polat Şaroğlu ise vali Mehmet Ali Özkan ile yaptığı görüşme sonrası iznin iptal edildiğini duyurdu.

“Hayvanları koruyan bir yasa hâlâ yok”

Hükümet 3 Şubat 2021’de hayvanların korunması için yeni bir yasa çıkarılacağını, taslağın ise iki hafta içinde Meclis’e sunulacağını açıklamıştı. Henüz ortada bir taslak yok, ancak yürürlükteki 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda ne gibi değişiklikler yapılacağına dair hükümet yetkilileri bir duyuru yapmış ve bazı ipuçları vermişti. Söz konusu duyuruda “av turizmi”ni en yakından ilgendirecek kısım ise, yasada “ev hayvanı” ve “evcil hayvan” ifadeleriyle bir ayrım yapılacak olması. Doğada “avlanan” hayvanlar, bu tanımlamanın içine girmiyor. Aslında yaban hayvanlarının yaşam hakkı şu ana kadar hiçbir yasayla korunmadı. Nitekim, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Doğal Hayatı Koruma Genel Müdürlüğü’nün avcılığı destekleyen birçok resmi faaliyeti bulunuyor.

YAĞCI:BU HATALI ALGIYI KÖKTEN DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ;İNSANIN,HAYVANIN VE YERYÜZÜNÜN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN BİR BÜTÜN OLDUĞUNU AKTARMAYA ÇALIŞIYORUZ

Yasallaşması beklenen kanun teklifi ile ilgili Muazzez Orhan Işık şu ifadeleri kullanıyor: “Rant ve sermaye odaklı bir iktidarın getirebileceği taslağın hayvanlara yönelik her türlü işkence ve eziyeti azaltmayacağını da aslında biliyoruz. İktidar yine son dakika bir torba kanun çalışması kapsamında yasa taslağını gündeme getirecek ve ne sivil toplum kuruluşlarının önerileri ne de muhalefetin itirazlarını dikkate almayacak.”

Hayvan hakları savunucusu Yağcı ise süreci yakından takip etmek gerektiğini dile getiriyor. “Avcıların ve avı destekleyen bakanlıkların iddiasının aksine, doğanın dengesini korumak için avcılara ve insana gerek yok. Asıl bu dengeyi her türlü insan faaliyetiyle bozan biziz. Henüz kanun teklifi yasalaşmadan tepkimizi göstermeye devam edelim,” diyor.

Avlanmanın sonlandırılması için gerekli olan belki de en önemli unsur, toplumun hayvanlara yönelik bakış açısının değişmesi. Yağcı, bunun için yepyeni bir anlayış ihtiyacına değiniyor: “Asıl mesele hayvanların insan ve yasalar nezdindeki ‘mal statüsü’ Oysa onların da aileleri, sürüleri, yaşama amaçları, korkuları ve heyecanları var. Onlar da bizim gibi ölmek ve yavrularını savunmasız bir şekilde geride bırakmak istemiyor. Sadece avcılıkta değil, hayvanların sömürüye maruz bırakıldığı tüm alanlarla ilgili olarak bu hatalı algıyı kökten değiştirmeye çalışıyoruz; insanın, hayvanın ve yeryüzünün özgürlüğünün bir bütün olduğunu aktarmaya çalışıyoruz. Biz her şeyden önce doğal yaşam ortamlarında özgür yaşama hakkı ellerinden alınan tüm hayvanlar için avcılığın tamamen yasaklanmasını istiyoruz.”

Kaynak: https://gezegen24.com/

Yorumlar (0)
20
açık
İstatistikler
Gösterim Tekil IP
Dün 6105 1297
Bugün 5069 1228
Toplam 1379218 65519
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 35 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 35 64
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 36 76
3. Real Madrid 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 35 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 35 34
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 36 30
20. Eibar 35 29