26.01.2022, 18:52 183

ESKİ TÜRK FİLMLERİ

Hıçkırarak "Bir dönemin sonuna geldik" diyor Cüneyt Arkın telefon bağlantısı ile katıldığı televizyon programında. "İnanamıyorum bir an bağıra bağıra ağlamak geliyor içimden. Ne kadar iyiydi o ne kadar yiğitti. Benim de bir parçam gitti yüreğim kanıyor yüreğim yanıyor dostlar. Ah ahhh hatıralarım gitti. O benim can yoldaşımdı. Offf Allah'ım bana sabır ver. Gözümün önünde o mavi bakışları o yiğit bakışları. Dünyada tanıdığım en cesur insandı. O kadar alçak gönüllüydü ki, öylesine zarif. Dünyalar güzeli bir hanımefendiydi o. Canım canım canım" diye devam ediyor sonrasında.
 Hatıraları gider mi insanın kaybettikleri ile? Bir dönemin starlarıydılar onlar. Çocukluğumuzun sinema kahramanları. Birer yıldız gibi kayıp giderlerken bizi eksilterek gidiyorlar birer ikişer. Eski Türk filmlerinin çoğunda büyük aşklar iyi insanlar vardı. Yoksulluk daha bir güzeldi ve zenginlik daha şık. Hiç bir şey şimdiki gibi soğuk ve samimiyetsiz değildi. Haksızlığa uğramış film kahramanın acısına ortak olanlar vardı. Mahalle daha bir içtendi, sokaklar daha bir güzel. Çok şey öğrendik o filmlerden ama bir şey var ki her şeyin üzerinde. Ne mi dersiniz? Tabi ki merhamet ve vicdan. O filmler çocukluğumuzda bize merhametli olmayı öğrettiler. Yılmaz Güney, Kemal Sunal, Adile Naşit, Münir Özkul, Şener Şen, Tuncer Kurtiz, Tarık Akan, Türkan Şoray, Yıldız Kenter, Hulusi Kentmen ve daha yüzlercesi. Ne çok şey öğrendik onlardan. Ne çok şey borçluyuz onlara. 
Kemal Sunal evlerimizin ortak neşesiydi. Bizden biri. Soframıza oturan, bizim gibi giyinen, gülüşü ve hüznü bize benzeyen biri. Ya Münir Özkul; Mahmut hoca. Sert görünümün altındaki o vicdan ve merhamet. Az şeyler mi aşıladı hafızalarımıza? Kötü olmadıysak, hırsız ve arsız olmadıysak o filmlerin çok büyük payı vardı bunda. 
Ya Hulusi Kentmen; O tombiş dede ve karakoldaki merhametli komiser. Her şeyi o zamanın içinde sevdik öyle güzel. Adile Naşit ve kuzucukları. O nasıl Hafize anaydı öyle Hababam Sınıfında? Nasıl merhametliydi o nasıl da sevimli. Kavgalarında bile bir seviye vardı. Kin yoktu ayrım ve öfke yoktu. Dedim ya bir yıldız daha kayıp gitti gök boşluğunda. Fatma Girik. Arkadaşı ve dostu Cüneyt Arkın onu hıçkırarak anlatıyor. Ve bir dönem iyi bir dönem bitiyor diyor. Biz şanslıyız dediğim gibi. Çünkü o döneme tanıklık ettik. Birçok şeyi o filmlerden öğrendik. Şimdiki çocuklar ve gençler bizim kadar şanslı değiller. Biz sevdiğimiz şeylere yüreğimiz ile dokunduk. İnsanın daha bir insanca koktuğu o çağın çocuklarıyız biz. Bilgisayar önünde çürütülmüş çokça ömrümüz yok çünkü. Şimdiki çocuklar merhametsiz demiyorum. Çok iyi çocuklar ve gençler var ama sesleri soğuk yüzleri soğuk. Hiç dikkatli baktınız mı onlara? 
Çok iyi bir devir bitiyor. İyi anılar ve hatıralar eskiyor ve o insanlar kendi gölgelerini toplayıp çekip gidiyorlar soğumakta olan bu dünyadan. Fikirleri, düşünceleri, kimlikleri, cinsiyetleri, siyasi duruşları, aile yapıları farklı da olsa. Bir mozaiğin renkli birer parçalarıydılar onlar.

Yorumlar (1)
Hüseyin 3 ay önce
Kesinlikle güzel bir yazı olmuş
13
açık
İstatistikler
Gösterim Tekil IP
Dün 15686 2395
Bugün 7613 1381
Toplam 6057694 203133