DİYANET İŞLERİ BAŞKANI TUNVCELİ CEM EVİNDEYDİ

   Diyanet İşleri Başkanı, Prof. Dr. Ali ERBAŞ, kurumun, üst düzey yetkilileriyle, halkının yüzde 90’ı Alevi olan, Aleviliğin Başkenti sayılan Tunceli, Cem Evindeydi.
    İlk kez bir Cem Evini ziyaret ettiğini ifade eden Diyanet İşleri Başkanı, beraberinde Sayın Valimizle, birlikte geldiği cem evinde, Cem Evinin, Başkanı, ilin, Alevi dedeleri tarafından, cem evi bahçesinde karşılandı. Sıcak bir karşılama, tanışma, el sıkışma sonrası, Cem evine çıkıldı. Cem Evi giriş salonunda cem evinde çalışan kadınlar tarafından karşılanan Sayın Başkan,  hanımların ellerini tek tek sıkıp, hatırlarını sordu. Bir annenin kucağındaki adı Ali ÇINAR olan bebeği, kucağına alıp, “benim de adım Ali” diye sevdi.
    Sayın Diyanet İşleri Başkanı, Ali Adını almayla ilgili, “Salı günü dünyaya geldiğimde, Ailem, adımı, SALİH koymak istemişler. Annem, “Hayır, oğlumun adı ALİ olacak demiş” diye anlattı.
    Cem Evinin üst katında cem yapılan geniş salonda, ağırlanan Sayın Başkanın, Cem Evini ziyaret ile ilgili konuşan Cem Evi Dedesi Ali Ekber YURT, Sayın Diyanet İşleri Başkanın, Cem Evini, ziyaretinden onur duyduklarını ifade ederek, Cem Evlerine, yasal statü verilmesini isteyerek, “Bu gün sayıları 10 bini bulan cem evleri var. Bu mekânların, devletin denetimi, kontrolü, desteği altıda olması çok önemli. Aksi takdirde bu mekanlar marjinal gurupların eline geçerek, birliğimize bütünlüğümüze, zarar veren mekanlar olacaktır. Sizden istediğimiz taleplerimizi Sayın Cumhurbaşkanımıza, iletmenizdir” dedi.
  Sayın Diyanet İşleri Başkanı, yaptığı konuşmada, Sayın Cumhur Başkanımızın selamını ileterek “Aynı düşünceye aynı inanca sahibiz. Kıblemiz Peygamberimiz, Kitabımız birdir. Bu birlik daha güçlenerek devam edecektir. Cem Evi, bir ERKAN mekânıdır. Burada Allah’ın, Peygamberin, Ehli Beytin ismi alınıyor. Hepsi bizim önemli değerlerimizdir. Bir ağacın yayılmış farklı dalları da olsa aynı kökün dallarıdır. Bu birliğimizin bütünlüğümüzün bir ifadesidir.  Talepleriniz, bizim de taleplerimizdir” dedi.
   Sohbette, söz alan Alevi Dedeleri, Alevi inancı ile ilgili düşüncelerini dile getirdiler. Söz alan Pertekli Hüseyin DEDE, Aleviliğin çok eski tarihlere dayandığını, Osmanlı döneminde Alevi dedelerine çok değer verildiğini, Alevi dedelerinden vergi alınmadığı, askere gönderilmediğini, ihtiyaçları olduğunda her türlü yardımın yapıldığını ifade ederek, bugün de devlet tarafından gerekli yardımın yapılmasını talep etti. Elinde, 1600’lü yıllara ait, ŞECEREYİ, Sayın Diyanet İşleri Başkanına iletti.
   Çemişgezek, Cem Evi Dedesi, Çemişgezek’te, Alevilerle Sünnilerin, bir arada yaşadıklarını, bu güne kadar herhangi bir sorunun yaşanmadığını, bundan böyle de yaşanmayacağını, cem evlerine de devlet tarafından statü verilmesini, giderlerinin devlet tarafından karşılanmasını istedi.
   Cem Evi Dedesi, Ali Ekber Yurt, cem Evinde hizmet edecek çalışanlarının olmadığını, buna ekonomik güçlerinin yetmediğini ifade ettiğinde, Sayın Valimiz İş Kur bünyesinde ihtiyaçları olan elamanları vereceklerini ifade ettiler.
   Diyanet işleri Başkanlığının üst düzey yetkililerle, yurt çapında illere yaptıkları ziyaret çerçevesinde Tunceli’yi de ziyaret eden Sayın Diyanet İşleri Başkanı, talep üzerine, Cem Evinde, dini eğitim, öğretim için, bir eğiticinin, öğretmenin, görevlendirilmesinin uygun olacağını, bunun için de kurum yetkililerinden gerekenin yapılmasını istedi.
    Saroğlu Otelinde sivil toplum temsilcileriyle yapılan yemekli toplantıya, basın mensupları alınmamıştı. Yemek sonrası, çıkışta Mazgirt Cem Evi Dedesi ile bir araya geldik. Cem Evi Dedesi, “Diyanet işleri Sayın Başkanı, yemekte yaptığı konuşmada, Kurtuluş Savaşını, birlikte savaşarak, kazandığımızı ifade ettiler. Birlik ve beraberliğin önemini vurguladılar. Sayın Diyanet İşleri Başkanı, güzel, doğru söyledi. Kurtuluş Savaşında, Çanakkale’de birlikte savaştık. Ruslara karşı doğu cephesinde birlikte savaştık. Atatürk, kurtuluş Savaşını başlattığında Alevi dedesi olan Hacı Bektaş Veli Dergahını, ziyaret etti. Dualarını aldı. Tarihte bütün bunlar yaşandığı halde, bugün ALEVİLER, devlet katında, her alanda üvey evlat muamelesi görmektedirler. Diyanet İşleri Başkanlığı, devletin ayırdığı büyük bir bütçeden, Aleviler için, Cem Evleri için, bir kuruş para harcamamaktadır. Hâlbuki o paranın içinde bizim de vergilerimiz var. Bizim de payımız var. Cem evlerine, bir misafir geldiğinde, ikramda bulunmak için Cem Evinin bir kuruş parası yok. Emekli maaşımızla cebimizden biz ödüyoruz. Muharrem Ayı, Hızır Orucu, bizler Aleviler için kutsaldır. Devlet bu ayda Alevileri yine görmezden gelir. Hâlbuki Sayın Cumhurbaşkanımızın, bu konuda verilmiş sözü var. Aynı tanrıya, aynı kitaba aynı peygambere, inandığımız halde, hala Alevilerin elinde bir şey yenilmez diyen cahiller, kötüler, ayırımcılar, vardır. Okullarda, ders kitaplarında, Alevilikle ilgili tek satır, tek bilgi yoktur. Diyanet İşleri Başkanlığı, bu konuda üstüne düşen tarihi görevini yapmalıdır” dedi.
      Cem Evi Dedesi, bütün bunları, yemekli toplantıda dile getirmek istemiş. Getirememişti. Benimle paylaşmıştı.
      Misafirleri, Diyanet İşleri Başkanı, gelmeden önce bahçede bir araya gelen Cem Evleri Alevi Dedeleri, kendi aralarında misafirlerine ne ikram edileceğini konuşuyorlardı. Cem Evi Dedesi Ali Ekber YURT, “misafirlere ikram için bir kuruş paramız, yok. Cebimizden yapacağız” diyordu.