Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, Anayasa Mahkemesinin TİP Milletvekili Av. Can Atalay başvurusu hakkında verdiği ihlal kararı üzerine aldığı “uymama” ve Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulması nedeniyle Dersim Barosu’na bağlı avukatlar, alkışlar çalarak Baro binasından Sanat Sokağı’na yürüdü. Siyasi Parti temsilcilerinin ve vatandaşların desteğiyle basın açıklaması yaparak yaşanan duruma tepki gösterildi.

Açıklamayı Dersim Baro Başkan yardımcısı avukat Çağla Yolaşan Kurul okudu. 

7 Yıldır Bitirilmeyen Soruşturma Anayasa Mahkemesine Taşındı 7 Yıldır Bitirilmeyen Soruşturma Anayasa Mahkemesine Taşındı

‘HUKUKSUZLUĞA SESSİZ KALMAYACAĞIZ’

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Hatay Milletvekili Av. Can Atalay hakkında kişi hürriyeti, güvenliği ile seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine karar verdiğini ifade eden Baro Başkan yardımcısı Çağla Yolaşan Kurul,” Bilindiği üzere, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Hatay Milletvekili Av. Can ATALAY’ın yapmış olduğu bireysel başvuruda; kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine karar vermiş, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ihlal kararının bir örneği kendisine gönderilmesine karşın, kararın temyiz incelemesinden geçtiği ve kesinleştiği belirtilerek, ihlal kararını Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne göndermiştir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 8 Kasım 2023 tarihli kararı ile Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararına uyulmamasına ve “Anayasa hükümlerini ihlal eden ve kendisine verilen yetki sınırlarını yasal olmayacak sekilde aşarak” hak ihlalinin kabulü yönünde oy kullanan ilgili Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında gereginin takdir ve ifası için Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgı'na suç duyurusunda bulunulmasına karar vermiştir. Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca, “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir.”  “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.”  Anayasa ve Anayasa’nın emredici hükümleri ve bağlayıcı nitelik taşıyan normatif düzenlemeler ve kesin nitelikteki kararlar; istenildiğinde uygulanacak, istenilmediğinde göz ardı edilecek keyfi metinler değildir.  AİHM kararlarını tanımamayla başlayan süreç, bugün artık AYM kararının da tanınmaması, hatta AYM yargıçları hakkında suç duyurusunda bulunulması noktasına gelmiştir. Bugün gelinen noktada Türkiye'de hiçbir vatandaş için hukuki güvenlik hakkından da belirlilik ilkesinin varlığından da söz edilemez” dedi.

‘TOPLUMUN ADALET DUYGUSUNUN BU DENLİ ZEDELENMİŞ OLMASI VAHİMDİR’

Yaşanan durumunun toplumun adalet duygusunun zedelenmesine yol açtığını belirten avukat Yolaşan, “Bizler hem yargının sac ayaklarından biri olan avukatlık mesleğinin temsilcileri olarak, hem Türkiye'de uzun yıllardır her türden hak mücadelesinin öncüleri olarak söylüyoruz; toplumun adalet duygusunun bu denli zedelenmiş olması vahimdir. Anayasa Mahkemesinin Can ATALAY kararında tespit edilen hak ihlallerinin ortadan kaldırılması ve bahsi geçen ihlal kararının gereğinin yerine getirilmesi yalnızca ilgili derece mahkemelerinin değil, başta Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Yargı organları olmak üzere kamu gücünü kullanan diğer organların da görevidir. Can ATALAY hakkında derhal yeniden yargılama, yasama dokunulmazlığı kapsamında durma ve tahliye kararı verilmelidir.  Mahkeme kararlarının uygulanmadığı bir ülkede hukuk devletinden bahsedilemez. Anayasal düzenin, bizzat yüksek yargı organları tarafından ihlal edilmesi de kabul edilemez. Başta Yargıtay 3. Dairesi olmak üzere, Anayasal düzene karşı açıkça suç işleyen tüm yargı mensupları hakkında ivedilikle gerekli soruşturmalar  başlatılmalıdır.  Bizler Dersim Barosu olarak söylüyoruz; bu karar hem açıkça gayrımeşrudur hem de halkın iradesine vurulmuş bir darbedir. İlgililer hakkında hukuki süreç başlatılması amacıyla gerekli başvuruları yapacağımızı bildiriyoruz” şeklinde konuştu.