DERSİM, yeni adı ile TUNCELİ, kendine has doğası, kültür yapısı ile farklı bir il olarak tanınan bilinen bir ildir.

Bütün ülkede, hatta sınırlarımızın dışında yabancı ülkelerde, TUNCELİYİ, tanıyanlar, Tunceli ile buluşanlar, Tunceli’yi, kendine öz, farklı, çağdaş, kültürüyle tanırlar. Bilirler.

  Tunceli, DERSİM, Harika, endemik, (başka yerde bulunmayan) doğasının, yanında, insanı, insan yapan, değerlere sahip, kültürlü, çağdaş, aydın bir toplum yapısına da sahiptir.

  İnançlarında, haram yoktur. Haram olmayınca da hırsızlık, çalmak, malı götürmek, dolandırıcılık yoktur. İnançlarında, kadına saygı vardır. Kadın, hayatın her alanında eşit kimliğe sahiptir. Onu içindir ki Tuncelili kadınlar, ülkelerinde, yabancı ülkelerde, önemli makamlara gelmiş, saygı duyulan kimliklerdir.

   Halkının, Yüzde Doksan dokuzu, okuryazardır. Yeni nesil, ağırlıklı olarak, yüksek tahsil yapmış, kültürlü bir yapıya sahiptir. Onun için kanunsuz, suç oluşturan eylemlerden uzaktırlar.

   Siyasi eylemlerin dışında, Cinayetlerin, ağır suçların, vakaların işlenmediği, bir kenttir.

   Ne yazık ki bu farklı, övünülecek ilin sosyal, kültürel, yapısında, son zamanlarda istenmeyen değişiklikler gözlenmektedir.

    Dünyaya yayılmış UYUŞTURUCU ÇETESİ, Tunceli ilinde, ilimizde de, kendine ihtiyaç duyan taraftarlar, bulmuş. Olmalıdır. Giderek taraftarlarını çoğaltmanın çabası içindeymiş. İşsiz gençleri, kolayca taraftar edinen, UYUŞTURUCU çetesi, gözlerini TUNCELİYE dikmiş. İddialara göre, bir zamanlar, uyuşturucunun girmediği TUNCELİDE, Uyuşturucu satmaktan, dağıtmaktan, HAKLARINDA SORUŞTURMA AÇILMIŞ, tutuklanmış hayli genç varmış.

   Onun için, endişeyle, bize soruyorlar, “BİZE NELER OLDU” diye.

   YENİ GÜN KADIN DAYANIŞMA DERNEĞİ, açıklama yapmış, Barınma ihtiyacı giderilmeyen, sokakta kalan kız öğrenciler, tacize maruz kalmışlar. Hatta geçici barınma yerinde kalan kız öğrencilerde, tacize maruz kalmışlar. Yurtlarda kalan kız öğrencilerde, ıssız yerlerde, tacize uğrayabilirlermiş. Güvende değillermiş. Hani biz tacizin, tecavüzün, fuhuş un, olmadığı bir kent olarak övünürdük. Yoksa bizde de mi aynı yozlaşma başladı. Bütün bir yaz mevsimi boyunca, kadınlarımız, baskısız, özgürce giyip kuşandıkları ortamda, hiçbir kadınımızın, kızımızın, rahatsız edildiğine tanık olmadığımız gibi, rahatsız edildiklerini de duymadık. 

  Tuncelili olarak övündüğümüz bir başka farklılığımız, özelliğimiz, Kadına saygı, kadının, yaşamın her alanında, özgür ve güvende olmasıydı. Gece yarları, gecenin her saatinde, hemen her yerde, tek başına, korkusuzca bulunabileceği, tacize, saldırıya, uğramayacağı, Güven olduğuydu. Kimse, Tunceli’de kadını taciz etmezdi. Edemezdi. Kimse Tunceli’de fuhuş var diyemezdi. Bir kaç yıl önce Emniyet Müdürünün de olduğu bir toplantıda, fuhuş var iddiasında bulunan zatı, Emniyet Müdürü yalanlamıştı.

   Şimdilerde, “BİZE NE OLDU’DA” bunlar, bize yakışmayanlar, oldu.

   TUNCELİ, cinayetlerin, işlenmediği, övündüğümüz, bir ildi. Ne oldu da bize. Şimdilerde, cinayetler de işlenir oldu. Üzülerek, basında bize yakışmayan bu haberleri de okumaya başladık. Tunceli, DERSİM Halkı, bu haberlere yabancı sayılırdı. Çünkü inançlarında, kültürlerinde, cana kıymak yoktu. Cinayet haberleri, Kültürlü, okumuş, Tunceli halkına yakışmazdı.

  Tunceli Esnafı, vicdanlı, gönlü, gözü tok bir esnaftı. Halkın anlatımlarına göre, o güzelim özellikteki esnafta, giderek yok olmuş. Onların yerini, bire, iki, kazanmanın peşine düşen esnaflarımız, almış.

   Farklılığımızla övünürdük. NE OLDU BİZE.

   Aydın okumuş, kültürlü, diye övündüğümüz, Tunceli gençliği, yaşanan bu tarihi ağır süreçte, üstüne düşen sorumluluğunu, yerine getirmemekte, adeta, inadına, sorumsuz davranmakta, halkın sağlığını tehlikeye atarak, maske takmamaktadırlar. Gazete yerime gelirken, sokakta gözlemledim. Önümde yürüyen Seksenlerin üstündeki muhtemelen aşılı, maskeli kadın,  maskeli, küçük yaştaki bir kızla yürürken, arkalarında, topluca yürüyen Dört genç, maskesiz yan yana yürüyorlardı. Aynı gençler, kapalı yerde de maskesiz kalacaklardı. Sokakta karşılaştığım bütün yaşlılar, maskeli iken, karşılaştığım bütün gençler, maskesizdi. Hâlbuki Bilinen bir gerçek vardı. Maske takmak, kaldırılmamıştı. Böyle bir özgürlük, kimseye, gençlere, verilmemişti. Üstelik çoğu aşıda olmamıştı.

   Hani, övündüğümüz, aydın bir gençliğimiz, vardı.

NE OLDU BİZLERE…