• BIST 105.964
  • Altın 163,602
  • Dolar 3,9454
  • Euro 4,6655
  • Tunceli -3 °C
  • Elazığ 0 °C
  • Erzincan -3 °C
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 12 °C
  • İzmir 5 °C
  • Malatya 1 °C

Seyid Rıza’nın kırk lirası ve saati!

Erdoğan YALGIN

Seyid Rıza’nın söylediği bazı sözler, oldukça önemlidir. Fakat bu sözlerin üzerinde, maalesef detaylıca durulmamaktadır! Örneğin Ankara için; “Biz sandık ki bu zalimler bizi Kerbela’ya götürecekler, meğerse Kerbela’yı buraya getirmişler! “ Yine idam gecesi M. Kemal ile görüşmesinde;  'Ben senin yalanlarınla, hilelerinle baş edemedim bu bana dert oldu. Ben de senin önünde diz çökmedim ya bu da sana dert olsun!“ 'sözleri, sıradan söylenmiş sözler değildir. Fakat bununla birlikte Seyid Rıza, kendi yoldaşlarına, taliplerine, toplumuna da bazı mesajlar vermiştir.

İhsan Sabri Çağlayangil, Seyid Rıza’ya ilişkin kendi anılarında; idam gecesini anlatırken şunları yazar: “Savcı namaz kılıp kılmayacağını sordu. İstemedi! Son sözünü sorduk. “Kırk liram ve kol saatim var. Oğluma verirsiniz!” dedi. Bu sırada Fındık Hafız asılıyordu. Asarken iki kez ip koptu...” Burada, Seyid Rıza’nın; “Kırk liram ve kol saatim var. Oğluma verirsiniz!” sözü; Dersim Soykırımı bağlamında şu güne kadar yürütülen tartışmalar içinde, henüz çözümlemesi yapılmamış, önemsenmesi gereken bir sözdür. Aslında Seyid Rıza’nın bu son sözü, aynı zamanda bir nasihat olup, günümüzde kanaat önderliği yapan kitle örgütlerinin temsilcilerine söylenmiş batıni bir mesajdır.

Seyid Rıza’nın kırk lirası; toplumsal hizmetlere sunulmak için oluşturulan örgütsel havuzlarda toplanan maddi değerlere işaret etmektedir. Kol saati ise yitip giden zamana işaret etmektedir. Örgütsel oluşumlarda iki önemli unsur, ön plana çıkmaktadır. Bu alanda; “maddi değer ve zaman” çok önemlidir. İşte Seyid Rıza; idama giderken, bu mühim iki değere vurgu yapmıştır. Özü itibariyle demiştir ki; maddi değerlerinizi birleştirin! Halkınızın, toplumuzun gelecekteki özgürlüğü için, zamanın şartlarına göre harcayın! Zamanınızı, enerjinizi bölünüp-parçalanarak boş yere heba etmeyin! Birlik olun! Gücünüze güç katın! Bu nasihat karşısında hareket etmek için bir araya gelen örgütlü yapılar, elbette başarılı işlere imza atarlar. Bunun ilk somut örneği, geçtiğimiz günlerde hayata geçirilmedi mi?

Bilindiği üzere Avrupa’da; Almanya merkezli her yıl geleneksel hale getirilen “Dersim Kültür Festivali“, 10/11 Haziran 2016 tarihleri arasında Frankfurt’ta gerçekleştirildi. Yüksek katılımla sonuçlanan bu Festivali, Dersimli demokratik kitle örgütleri organize ettiler. Örgütlerin bir araya gelip birlik dayanışması sergilemeleri, kitle üzerindeki karşılığını buldu. Festival alanı, Desimliler ve yoldaşlarıyla doldu. Temelde, birliğin gerçekleşmesinde ve Festivalin vücuda getirilmesinde şu örgütlü yapılar yer aldılar:

“Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), ADEF, Dersimi Yeniden İnşa Cemiyeti, Kurmeş Derneği, Dersim 1938 Soykırım Karşıtı Derneği, Ovacıklılar Derneği ve Dersim Spor, Demokratik Güçbirliği, ABDEM Birleşenleri ve  Hochtaunus AKM. Aylar öncesinde, Festival çalışmalarını üstlenen tabandaki komiteler, örgütlü yapıların tavanına bölgesel istek ve önerileri taşıdılar. Büyük bir özveriyle bir araya gelen kanaat önderleri, kendi alanlarında aslında örgütlü bir sinerjiyi açığa çıkardılar.

Toplumsal başarının bir tek sırrı var. O da, örgütlü yapıların bir araya gelerek ortak karar mekanizmalarını devreye sokmalarından geçer. 8. Avrupa Dersim Kültür Festivali’nde örgütlü karar mekanizmaları devreye sokulduğundan ötürü, toplumsal bütünlükte büyük bir başarı elde edildi. Gelinen noktada, ırkçı-mezhepçi bir iktidar karşısında, çok parçalı örgütlü yapıların “az olsun benim olsun!“ mantığında artık ısrar etmemeleri gerekmektedir. Avrupa Dersim Kültür Festivali’nin organizesi dışında kalan diğer irili-ufaklı örgütlü yapıların, bu noktadan sonra kendi politikalarını, tekrar gözden geçirmeleri mecburidir. Aksi halde güç birliği etrafında birleşecek olan kitle tabanı, söz konusu halka dışında kalan bu örgütlerin temsilcilerini yalnızlığa terk edip, siyaset dışına itecekleri görülmelidir. Kitle tabanının, bundan böyle birlik ve beraberliğe güç vermesi, buna karşın oyun bozanlık yapan yapılara ise asla meyil vermemeleri gerekmektedir. Aksi halde Seyid Rıza’nın “Kırk lirası ve saati“ne sahip çıkmak imkansızlaşır! Dolayısıyla düşman güçlerin, mazlum halklar üzerindeki yetkinlikleri artar.

Bu yazı toplam 838 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Özgür Dersim | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.428) 212 10 48 | Faks : (0.428) 212 36 39 YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Ercan Topaç - 0530 878 47 41 MUHABİRLER Kadir Merkit- 0535 941 63 95 Serhat Ozan Yıldırım- 0534 400 64 66 | Haber Scripti: CM Bilişim