• BIST 106.239
  • Altın 160,342
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Tunceli 6 °C
  • Elazığ 10 °C
  • Erzincan 5 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 12 °C
  • İzmir 12 °C
  • Malatya 8 °C

HESTİRİN GİDİN ÇEMİŞGEZEK’TEN

Mazlum GÜLER

Son 10 yıldır Türkiye’nin başına musallat olan salgın bir hastalık var. Adına HES (Hidro Elektrik Santrali) denen bu püsküllü bela, gittiği her yerde dünya harikası nehir, dere ve çayları paslı borulara hapsedip boğmaktadır.  Doğal yaşamı acımasızca tahrip edip, orada yaşayan hayvanları ve bitkileri yok ederek yaşam alanlarını talan etmektedir. Diğer yandan o akarsularla sulanan verimli araziler çoraklaşmakta ve o arazilerle geçimini sağlayan halk yerinden yurdundan edilerek perişan edilmektedir.

İşte sözünü ettiğim bu püsküllü bela sonunda gelip Çemişgezek’e de musallat olmak üzere. Dünya güzeli bu ilçenin her şeyi olan Tağar Çayını da bu amansız hastalığa kurban vermek üzereyiz. Ülkemizde onlarca akarsuyu katledip, onbinlerce insanın bin yıllık toprağını gasp eden para baronları anlaşılan henüz doymamışlar. Sırtlansı bir iştahla önüne gelen her şeyi midesine indirerek var olan servetlerine servet katmaya devam etmektedirler.

Peki, Çemişgezek neresidir? Ne kadar şirindir? Nereye yakındır ve nereden uzaktır. Kimler yaşar burada? Burayı güzel yapan şeyler nelerdir? Peki ya Tağar Çayı ne ifade eder Çemişgezek’liler için. Ortadan kaldırılması durumunda değişen ne olacaktır? Gelin hep birlikte bu soruların cevaplarını bulmaya ve Çemişgezek’i tanımaya çalışalım. Çünkü Çemişgezek ülkenin çoğunluğu tarafından çok da bilinen bir yer değildir. Günlük esprilerde adı sıkça geçen ama kimsenin fikir sahibi olmadığı bir yerdir Çemişgezek.

Evet, sevgili dostlar… Çemişgezek tarihi onbinlerce yıla dayanan bir şirin ilçedir. Bunu hamaset olsun diye söylemiyorum. İlçenin tam karşısında yer alan in deliklerinin (resmi kayıtlarda derviş hücreleri olarak geçer) tarihi buzul çağına kadar gider. Ayrıca ilçede bulunan cami, kilse, türbe ve imaretler Osmanlı ve Selçuklu döneminde de ilçenin önemli bir yer teşkil ettiğini bize göstermektedir.  Tarihsel yönünü bir tarafa bıraksak bile ilçenin coğrafi konumu tam da saklı bir cennettir.

Bir yanını kırklar dağının şefkatli kollarına bırakan Çemişgezek, diğer yanını Harput eteklerine yaslamaktadır. Mırnaği tepesinden bozan düzlüklerine… Sinsor tepelerinden Germili ovasına uzanan eşsiz bir coğrafyadır Çemişgezek. Hani Ahmed Arif’ in dediği gibi: Bir yanım çığ tutar Kafkas ufkudur, bir yanım seccade acem mülküdür.

Bağrında yaşattığı onlarca güzelliğe rağmen çok da şanslı bir yer değildir Çemişgezek. Yerleşim yeri sarp ve kayalıktır. Dolayısıyla büyümeye ve gelişmeye çok elverişli değildir. Şehirlerarası yollara kıyısı olmadığı için zorunlu olmayanlar pek uğramazlar. Siyasi olarak Tunceli’ye bağlı olmasına rağmen Elazığ’a daha yakındır. İşte bu hali de tam bir şanssızlıktır. Çünkü ne Dersimli olabilmiştir ne Harput’a gidebilmiştir. Ve onyıllar boyunca ortada bırakılmış yetim bir çocuktur Çemişgezek. İçinde barındırdığı etnik ve dinsel farklılıklara rağmen halkı son derece sağduyulu ve anlayışlıdır birbirine karşı. Hatta bu barışçıl duruşuyla Türkiye’ye hatta dünyaya örnek olabilecek bir yerdir. Hani şu deyimde olduğu gibi “koyunun kurtla Acemin Kürt’le” barış içinde yaşadığı bir yerdir.

1975 yılında yapımı tamamlanan Keban Barajının topraklarının büyük bölümünü boğduğu yaralı bir ceylandır Çemişgezek. Bu barajdan dolayı onlarca köyü su altında kalmış, binlerce köylüsü topraklarından edilmiştir. Ana yollarla arasına kocaman baraj girince ulaşımı daha da zorlanmıştır. Hasıl-ı kelam, az olan nüfusu yıllar içinde daha da azalmıştır.

Gelgelelim Tağar Çayı’na. Biraz da bu çayın ilçe ve bölge için ne ifade ettiğine bakalım. Buraya yapılacak HES in ilçeye ne gibi olumsuzluklar getireceğini görelim. Üç bin kişilik bir kentin tamamını kadınıyla erkeğiyle yaşlısıyla genciyle sokağa döken bu çayın fotoğrafını çekmeye çalışalım.

Adı, Aliboğaz girişinde bulunan fakat 1980 li yıllarda boşaltılan Tağar Köyünden gelir. İlk can suyunu Hozat ve Ovacık dağlarının birleştiği bölgeden alır. Oradan sırasıyla Amutka, Tağar, Aliboğazı, Koçollu mezrası, Çaybağı ve Kızılevler’ e selam söyleyerek Çemişgezek e ulaşır. Yolculuğu sırasında Gözlüçayır (eski adıyla Ekirek ) deresi gücüne güç, güzelliğine güzellik katar.  Bazen hırçın bazen sakin akışıyla gittiği her yere bolluk ve bereket götürür. Onlarca börtü böceğe, kınalı kekliklere, balığa, yılana çıyana ve ay parçası güzellikteki çiçeklere can olur. Bölge halkının kutsal bildiği ve dokunmaya kıyamadığı dağ keçileri ve geyiklere hayat verir. Ve sonunda yorgun bir yunus gibi kendini Keban Barajının sularına bırakır.

Uğradığı her yerin tek eğlencesidir. Esmer tenli çocukların yüzme havuzu, her yaştan insanın ömrüne ömür katan seyr-ül sefasıdır. Ninni gibi sesiyle sevecen, ana sütü gibi bereketli ve helaldır. Her mevsim başka güzeldir. Üstüne eğilen salkım söğütlerin seyrine doyum olmaz. Asırlık meşelerin ve yüce çınarların tek sırdaşıdır. Kıyısındaki düğünlerin neşesi, Kırklar dağının gözyaşıdır Tağar çayı.

Mısır’da Nil, Hindistan’da Ganj ve Dersim’de Munzur ne ise Çemişgezek için de Tağar çayı işte tam onu ifade eder. Yani bu çayı katlederseniz Çemişgezek’te iyiden ve güzelden yana birşey kalmaz. Geriye kocaman bir boşluk, öksüz bir kent ve orta yerde kapkara bir hüzün kalır. Kırkların gözyaşı kendini boğar. Bülbüller ve kınalı keklikler hep ağıtsı öter. Dağ keçileri ve ceylanlar uğramaz bu kente. Kerbela kadar ağıt ve keder bırakır arkasında. Sonunda orta yerde çorak ve viran bir kent kalır.

Peki, buraya HES yapmaya niyetlenenler bunu bilmezler mi? Elbette ki bilirler. Ama buna uygun davranmak işlerine gelmez. Aslında onlar da her şeyin farkındadırlar. Ama yürekleri taşlaşmıştır. Gözleri para hırsıyla kör olmuştur. Kulakları bu halkın çığlığını duymayacak kadar sağırlaşmıştır. Çünkü paradan başka hiçbir kutsal değerleri yoktur. Bütün çabaları cepleri daha fazla dolsun diyedir. Tek amaçları buğday tenli çocukların yüzleri solsun diyedir.

Ama Çemişgezek halkı ve sevenleri buna izin vermeyecek. En sağır kulaklara haykıracaktır haklı öfkesini. En kör gözlere sokacaktır bütün gerçekleri. Ve taşlaşmış yürekleri tuzla buz edecektir. Ve bu cennet köşesini tahrip etmeye yönelik yapılan her şeyi, yapanların başına yıkacaktır. İnsani duygulardan yoksun para hırsı ve iştahıyla bu kente HES yapmaya gelen herkese diyecek ki: HESTİRİN GİDİN ÇEMİŞGEZEK’TEN.

Mazlum GÜLER

mazguler@hotmail.com

 

Bu yazı toplam 2272 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Özgür Dersim | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.428) 212 10 48 | Faks : (0.428) 212 36 39 YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Ercan Topaç - 0530 878 47 41 MUHABİRLER Kadir Merkit- 0535 941 63 95 Serhat Ozan Yıldırım- 0534 400 64 66 | Haber Scripti: CM Bilişim