• BIST 97.988
  • Altın 242,547
  • Dolar 6,2955
  • Euro 7,3891
  • Tunceli 15 °C
  • Elazığ 19 °C
  • Erzincan 13 °C
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 21 °C
  • Malatya 21 °C

Doğu ve Güneydoğu Barolarının Laiklik “Alerji”si

Av. Cihan SÖYLEMEZ

28.04.2013 tarihinde Diyarbakır şehrinde katılmış olduğumuz Doğu ve Güneydoğu Bölge Baroları toplantısında da baromuz tarafından kabulü mümkün olmayacak yeni anayasa önerilerinin olduğu, basına ve kamuoyuna deklare edilecek bir basın açıklaması metni ile karşılaştık.

Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk sisteminin yeniden şekillendiği,  yeni anayasa çalışmalarının yapıldığı bir dönemden geçmekteyiz. Mevcut anayasanın değişmesi gerektiği düşüncesini taşımakla beraber yeni anayasa çalışmalarının yetersiz ve toplumun beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu da ifade etmek isterim.

Zira yeni anayasa çalışmalarının iktidarın ve iktidara destek verenlerin  “ dini bir zemindeki ittifakına “ dayalı olarak yürütülmesi neticesinde mevcut anayasanın ruhunu aratır yeni anayasa önerileri,  her geçen gün çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından basına deklare edildiği ve kamuoyuyla paylaşıldığı bir süreci hep beraber yaşamaktayız.

Tunceli Barosu olarak, 28.04.2013 tarihinde Diyarbakır şehrinde katılmış olduğumuz Doğu ve Güneydoğu Bölge Baroları toplantısında da baromuz tarafından kabulü mümkün olmayacak yeni anayasa önerilerinin olduğu, basına ve kamuoyuna deklare edilecek bir basın açıklaması metni ile karşılaştık.

Basına ve kamuoyuna duyurulacak yeni anayasa önerisinin 3. Maddesinde  “Laiklik”  kavramının devletin nitelikleri arasından çıkarılabileceği ve yeni anayasa da yer alacak değiştirilmesi mümkün olmayan madde veya maddeler metninde “Laiklik”  kavramının olmaması gerektiği ifade ediliyordu.

Tunceli Barosu Türkiye Barolar Birliği Delegesi olarak, metni kamuoyuyla paylaşacak Diyarbakır Barosu Başkanı Sayın Tahir ELÇİ’ye;

1 )  Laiklik ilkesinin anayasadan çıkarılabileceğine ilişkin bir öneriyi kabul etmeyeceğimizi,

2 )   Devletin nitelikleri arasında Laiklik kavramının da olması gerektiğini,

3 ) İnsan haklarına ve hukukun üstünlüğü dayanan demokratik cumhuriyet kavramının, Türkiye’de yurttaşların hak ve özgürlüklerine koruma sağlama konusunda yeterli olmadığını ve devletin nitelikleri arasında Laiklik kavramının olması ile bu dengenin sağlanacağını,

4 ) Devletin nitelikleri arasında Laiklik kavramının olmaması durumunda yeni anayasa ile vücut bulacak yeni hukuk sisteminin din kurallarına göre şekillenmesinin yolunun açılacağını,  bu durumunda ülkeyi İslami bir rejime doğru sürükleyebileceği kaygısını daha somut kılacağını,

5 ) Yeni Anayasa önerisinden “ Laiklik” kavramının çıkarılmasının teklif edilmesi ile gücü ve iktidarı elinde tutan siyasi partilerce daha geri anayasa tekliflerine zemin hazırlanacağını, basına deklare edilecek yeni anayasa önerisinin bu haliyle parlamento da ki siyasi partilerin tekliflerinden daha geri bir pozisyona düştüğünü ve bununda demokratikleşmeye katkı sağlamayacağını,

6 ) Tartışma konusu yaptığımız meselenin sadece Türkiye’de ki milyonlarca Alevi’nin hak ve özgürlüğü değil, tüm ülke yurttaşlarının hak ve özgürlüğü ve gelecekleri açısından önemli olduğunu belirterek yeni anayasa önerisinin 3. Maddesindeki  “ Laiklik” le ilgili olumsuz önerilerin değiştirilmesini teklif ettik.

Bu değişiklik için yeterli zamanının iyi niyetli olunması durumunda var olduğunu ve basın toplantısının saatinin değiştirilmesinin de mümkün olduğunu Bölge Baroları Komisyonu sözcüsü ve Diyarbakır Barosu Başkanı Sayın Tahir ELÇİ’ye iletmemize rağmen,

Sayın Tahir ELÇİ,

1 ) Yapılacak değişiklik için yeterli zamanın olmadığını,

2 ) Laiklik kavramının devletin nitelikleri arasında ve değiştirilmesi mümkün olmayacak maddeler arasında gösterilmesinin,  Tunceli Barosu dışındaki bölge baroları tarafından kabul edilmeyeceğini belirterek değişiklik teklifimizi kabul etmediler.

Bu nedenle de Tunceli Barosu; doğu ve güneydoğu bölge barolarının yeni anayasaya önerisine ilişkin basın metninden baromuz ismini geri çekti ve basın açıklamasına katılmadık.

Basın toplantısına katılmadığımız için Bölge Baroları Komisyon Başkanı sözcüsü ve Diyarbakır Barosu Başkanı Sayın Tahir ELÇİ’nin ; “ Tunceli Barosunun teknik bazı sorunlardan dolayı basın açıklamasına katılmadığını,  dolayısıyla da Tunceli Barosu ile esaslı bir mesele üzerinde bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığına”  ilişkin beyanlarını daha sonra basın-yayın organlarına vermiş olduğu demeçlerinden öğrenmiş bulundum.

Kamuoyunun aydınlatılması, yeni anayasa yapım süreci çalışmalarının şeffaflık içinde yürütülmesi adına şu hususları kamuoyunun bilgisine sunmak isterim.

1 ) Sayın Tahir ELÇİ’nin demecinde iddia ettiği gibi baromuzun itirazı,  teknik nedenlerden dolayı değil hem usul hem de esas açısından yapılmıştır.

2 ) Diyarbakır toplantısında basına deklare edilecek yeni anayasa önerisinden baromuz haberdar edilmemiştir. Yeni anayasa önerisinden ve içeriğinden baromuz, planlanan basın açıklamasından bir saat kadar önce haberdar olmuştur. Bu bakımdan yeni anayasa önerisi taslağı üzerinde sağlıklı bir tartışma imkanı olmamıştır.

3 ) Tunceli Barosu açısından Laiklik kavramı; ekmek kadar, su kadar, hava kadar hayati ve zaruri olan anayasa da mutlaka bulunması gereken, modern bir devletin nitelikleri arasında olması gerektiğine inandığımız bir ilke ve niteliktir.

Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana çeşitli tarihli anayasalarımızda ki Laiklik kavramının zaten uygulanmadığı savı arkasına sığınılarak, Laiklik kavramının Anayasadan çıkarılması yönündeki;  her türlü iyi niyetten uzak ve milyonlarca yurttaşın geleceğini ortaçağ karanlığına hapsedecek/hapsedebilecek yeni anayasa önerisini kabul etmediğimizi ve etmeyeceğimizi, bu hususun Tunceli Barosu Türkiye Barolar Birliği Delegesi olarak şahsım nezdinde teknik değil esaslı bir mesele olduğunu belirtmek isterim.

Tunceli Barosu Türkiye Barolar Birliği Delegesi olarak;

Doğu ve Güneydoğu Bölge Barolarının Kürt Sorununun çözümü konusundaki hassasiyetlerinin yanında, ülkemizde ki milyonlarca Alevi’nin hayati yasal ve anayasal taleplerine de Bölge Barolarının sözde değil özde duyarlı olması gerektiğini belirtir, yeni anayasanın Anasır-ı İslam çatısı altında değil; Laik, Çoğulcu, İnsan Haklarına Dayanan, Sosyal Devlet kavramını göz ardı etmeyip, güçlendiren ve özgürlükçü-hümanist bir yaklaşımla ele alınması gerektiği inancımı kamuoyuyla paylaşmak isterim.

 

Saygılarımla

Tunceli Barosu Türkiye Barolar Birliği Delegesi

Av. Cihan SÖYLEMEZ

Not: Konu ile ilgili detaylı açıklama Tunceli Barosu tarafından yapılacaktır, yaptığım açıklama Tunceli Barosu Türkiye Barolar Birliği Delegesi olarak şahsımın konuya ilişkin görüşlerimi içerir.

 

 

Bu yazı toplam 6570 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 6
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Özgür Dersim | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0428 212 10 48 | Faks : 0428 212 36 39 | Haber Scripti: CM Bilişim