• BIST 106.239
  • Altın 160,342
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Tunceli 6 °C
  • Elazığ 10 °C
  • Erzincan 5 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 12 °C
  • İzmir 12 °C
  • Malatya 8 °C

BAĞIN KAPLICALARI

Fikri TAŞ

  DERSİM'İN  ilgi duyulan, her yıl binlerce ziyaretçisi olan ünlü bir zenginliği, termal mekânıdır.
  Mazgirt İlçemizin yeni ismi ile DEDEBAĞ, eski ismiyle ( BAĞIN) köyündedir. 3000 yıllar öncesi URARTULAR tarafından inşa edilen ünlü BAĞIN KALESİ'NİN yanı başındadır.
  Kükürt kokulu kalsiyum, sodyum sülfatlı karbonatlı 35-40 derece sıcaklıkta, bir termal sudur.
  10'un üstünde hastalığa, özellikle de romatizmal hastalıklarına iyi geldiği söylenir.
   Kış aylarında beni rahatsız eden romatizmaya iyi gelir diye MUHABBET Hanımı da yanıma alarak, geçen yıl Özel İdare Genel Sekreterliği, KÖYLERE HİZMET GÖTÜRME BİRLİĞİ tarafından asfaltlanan yoldan DERSİM’İN ünlü TERMALİNE, şifalı suyuna gittik.
  1970’lerde gitmiştik. Yapraklı ağaç dallarından örtülü küçük bir gölette köpüren sıcak şifa verecek dedikleri suya girmiştik. Yapraklı ağaç dallarından yapılmış HAYME denilen yerlerde beraber götürdüğümüz yatak, yorganlarda yatardık. En çok ihtiyaç duyulan suyu, gider köyden getirirdik. Eşeklerin sırtından getirilip satılan suyu  satın alırdık.
   Aradan 50 yıla, yarım asra yakın zaman geçmişti. Neler değişmişti merak etmiştik. Bir saatlik yolculuk sonrası iki dağ sırasının arasındaki derin vadinin yamacında yerini almış kaplıcalara vardık. Milyarlarca yıl aşınmanın sonucu oluşan derin vadinin her yakasında termal suyunun şekillendirdiği kayalar, birer ünlü ressamın elinden çıkmış tablo gibilerdi.
  Girişte, bizimle, bütün ziyaretçilerle yakından ilgilenen hatta bizi kız kardeşinin nişanına davet eden, adının ÖZGÜR olduğunu öğrendiğim sıcak sempatik, güzel konuşan görevli karşıladı. Kişi başına 10 lira ödeyerek kaplıcaya giriş yaptık. Kaplıca kükürtlü, şifalı suları ile işletme tesisi, nehrin Kuzey yamacında kurulu tesisin satış büfeleri ile yemekhanenin dizili olduğu yerin önünde ziyaretçilerin oturduğu, yemek yediği, çay kahve, meşrubat içtiği, sohbet ettikleri, dinlendikleri geniş üstü kapalı büyükçe bir salon var. Büfelerin sağında canlı müzik için kurulu düzenleme var. Canlı müziğe sanatçının yanında ziyaretçiler de katılmakta, zaman zaman,coşkulu alkışlar eşliğinde halaylar çekilmekte, eğlenceler yapılmaktadır.
   Ağırlıklı olarak ızgara türü yemeklerin yanında mercimek çorbası, haklı olarak övündükleri kavurma bulundurulmaktadır. Çevreden aldıkları hayvanların etleri olacak ki etli yemekleri oldukça lezzetliydi. Sabah kahvaltıları her yerde olduğu gibiydi. Tesisin sorumlu Müdürü Hüseyin Bey ve çalışanları, misafirlerin isteklerini karşılamak için gecenin geç saatlerine kadar koşturuyorlardı. Tesisin işletmecisi ile istediğimiz halde tanışmak mümkün olmadı.
   Kükürtlü termal suyu, üç ayrı havuza bölünmüş. Kapalı iki havuz, bay ve bayanlar için ayrı ayrı üçüncü büyük çevresi açık, havadar havuz, saatle dönüşümlü olarak bay ve bayanlara tahsis edilmiş. Kapalı havuzların suyu daha sıcak, uzun süre kalıp tahammül etmek zor.
   Kaplıcalara çoğunlukla, yaşlılar, ağrılarından şikâyetlerinden kurtulmak için giderler. Gençlerin böyle bir tedaviye ihtiyaçları pek fazla yoktur. BAĞINDA da ağırlıklı olarak yaşlılar vardı. Havuzların etrafına, havuza girerken düşmemeleri için tutunacakları, her hangi bir korkuluk, konulmamış. Tedbir alınmamış. Yaşlıların düşüp bir yerlerini kırmamaları için yakınları kollarından tutarak havuza girmelerini sağlamaktadırlar. Havuzdan çıkılırken de aynı sıkıntı yaşanmaktadır. Bu tedbirsizlik sürdükçe her an üzücü bir kazanın yaşanması mümkündür. Havuzları o haliyle görünce gerekli uyarıları yaptım. Buna rağmen herhangi bir çalışma yapılmadı.
    KONAKLAMA yok denecek kadar önemli bir sorun, önemli büyük bir eksiklik. Büyük salonun sağında solunda iki büyük bina, konaklama yerine kendilerine, özellerine tahsis edilmiş. Bölünüp düzenlenerek tedavi için gelen ziyaretçilere tahsis edilmemiş. Ziyaretçiler için iki yatağın sığabileceği küçük çadırlar, düzenlenmiş. Başka kalacak yer bulamadığımız için çaresiz çadırlardan birini tuttuk. Yataklar doğrudan yere serili. Yatakların konacağı baza veya somya veya tahtadan yapılmış bir ranza türü her hangi bir şey konulmamış. Gündüz, sıcaktan pişen çadırlara, girmek imkânsızdı. Arkadaşın biri yanımıza geldi üstünde elbiselerinde sular akıyordu. Merak ettik. "Çadırda uyumuşum. Kalktığımda kendimi bu halde buldum" dedi. Gece yanı başınızda akan nehrin suyu ile kaplıcaların borulardan gürültü ile fışkıran sularından uyumak mümkün değil. Sabahları soğuyan çadırlarda korunma ihtiyacı ayrı bir sorun. Kısacası geceliği 50 liraya kiralanan çadırlar, adeta bir HÜCRE.
   BAĞIN KAPLICALARINDA, konaklama resmen yoktur. Hâlbuki kaplıca sularını sağlıklı kılmak için konaklama sorunu öncelikle çözülmesi gereken bir sorundur. Suya girip çıkan ziyaretçi dinlenebileceği bir mekâna ihtiyacı vardır. BAĞINDA bu mekân yoktur. Sudan çıkan ziyaretçi, dinlenmek için tuttuğu çadıra pişmemek için giremeyeceğinden, büyük açık salonda kuru sandalyeler üzerinde zaman geçirmek, dinlenmek zorundadır.
   Hizmet veren mekânın üst tarafında yamaçta konaklama, yapımı için çok büyük paralar harcanarak düzenleme yapılmış. Yerler hazırlanmış. Öylece boş duruyor. "Neden konaklama yerleri yapmıyorsunuz?" soruma, "Ortalık güvenli değil de ondan" dediler. Bu gerekçe inandırıcı bir gerekçe değil. Aynı koşulların yaşandığı bugünkü şartlarda, yurt içinden, yurt dışından, çevre köylerden, günde yüzlerce insan BAĞIN KAPLICALARINA akın etmektedir. Bu insanlar BAĞIN KAPLICALARINA tatil yapmak için değil tedavi olmak için gelmektedirler. İleri sürdükleri ortam gerekçesi buna engel değildir.
   Pratikte konaklama için bazı düzenlemeler yapılabilirdi. Konaklama için getirdikleri 2 adetlik konaklama yeri olabilecek konteynırı kendileri kullanıyorlar. En az 6 konaklama yeri yapılabilecek büyükçe bir salonu, yine kendileri keyfi tanıdık dostlar için, gece geç saatlere kadar özel misafirlerini ağırlamak için kendilerine tahsis etmişler. En az 4-5 konaklama yeri olarak düzenlenebilecek bir başka büyük bir kapalı yeri yine kendi kendilerine tahsis etmişler.
   Konaklama yeri olarak düzenlenen mekâna prefabrik evlerden ihtiyacı karşılayacak onlarca konaklama yeri yapılabilir. Yaz ayları boyunca günde çok büyük kazanç sağlayan, tesis için büyük bir harcama külfet değildir.
  Elektriği, tuvaleti, suyu olmayan, tam bir hücre olan çadır başına masrafsız elli lira ücret aldıkları için olacak ki, başka konaklama yerleri düzenlemeye gerek görmemişler.
   BAĞIN KAPLICALARI, DERSİM Halkının üç önemli, DÜZGÜN BABA, MUNZUR GÖZELERİ,  zenginliklerinden değerlerinden biridir. Bu değerler, işletenlerin değil DERSİM Halkınındır. O ortak büyük değeri işletenler kendi çıkarlarına göre değil, ortakları olan DERSİM Halkının, çıkarlarına göre işletmelidirler. BAĞIN KAPLICALARI, aynı zamanda DERSİM'İN tanıtım turizm değeridir. O mekânı, o değerlerle, korumak, tanıtmaktır.
    BAĞIN Kaplıcalarının hemen karşısında nehrin öbür yakasında Elazığ KARAKOÇAN İlçesinin, GOLAN Kaplıcaları vardır. BAĞIN Kaplıca sularından daha sıcak olduğu, daha az hastalıklara yaradığı halde, konaklama yerleri olduğundan, BAĞIN Kaplıcalarına gitmek isteyenler konaklama yerleri olmadığından GOLANI, tercih etmek zorunda kalmaktadırlar.
   Tesisin ortaklarından olan PERTEK TERMAL Otelin sahibi SELAHATTİN Bey, yatırımları, termal oteli ile DERSİM’İN tanıtımına, ekonomisine, katkı sağlayan DERSİM Halkı tarafından değer verilen, saygı duyulan bir iş adamı hemşerimizdir. Bu eksikleri görmediğine, gidermediğine üzüldüm.
    Özel İdare genel sekreterliği bünyesinde, KÖYLERE HİZMET GÖTÜRME BİRLİĞİNİN yetkisi denetimi altıda olan, bu önemli tesiste olup bitenlere, seyirci kalınmamasını, Sayın Valimizden, Sayın MAZGİRT Kaymakamımızdan, gerekli duyarlılığı göstermelerini, bekliyoruz.
    Üç günlük BAĞıN ziyaretimiz, umduğumuz sağlık sorunumuzu, çözmese de, DERSİM Halkının çok önemli bir değerinin, eksikliklerini, yerinde gördük. Giderilmesi için yetkililerin bilgilerine sunduk.
    Gördüklerimiz, paylaştıklarımız, Anılarımızda güzel bir sayfa olacaktır. BAĞIN KALESİNDE, 3 Bin yıl önce yaşayanları, biraz uzaktan da olsa seyrettik. Onların tercihlerine, seçtiklerine hayran kaldık. Kalenin tam karşısındaki nehir kıyısına akşam gün batımında dağ keçilerinin sürüler halinde su içmek için inmelerini, sürüyü suya indiren koca boynuzlunun görkemini uzak sayılmayan bir mesafeden izledik. Nehrin karşı yakasında ünlü ressam doğanın milyonlarca yılda çizdiği sergilediği ölümsüz tabloları, doyasıya seyrettik.
   Ortağı olduğumuz, tesisi İzlemeye devam edeceğiz.
  
 
     
 

Bu yazı toplam 716 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Özgür Dersim | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.428) 212 10 48 | Faks : (0.428) 212 36 39 YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Ercan Topaç - 0530 878 47 41 MUHABİRLER Kadir Merkit- 0535 941 63 95 Serhat Ozan Yıldırım- 0534 400 64 66 | Haber Scripti: CM Bilişim