• BIST 105.964
  • Altın 163,602
  • Dolar 3,9454
  • Euro 4,6655
  • Tunceli -3 °C
  • Elazığ 0 °C
  • Erzincan -3 °C
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 12 °C
  • İzmir 5 °C
  • Malatya 1 °C

Aleviler neden yakılır?

Erdoğan YALGIN

Doğa-insan ekseninde gelişen, antik kültürel katmanlarla beslenen Aryenik değerlerin son halkasını yaşatan Aleviler; tarih boyunca farklı isimlerle anılmışlardır. Bu tanımların çoğunu genellikle hep karşıtları, onlara vermişlerdir.  Verilen isimler, daha çok İslami gelenek içinde Alevileri ortadan kaldırmaya yönelik pejoratif tamlamaları içermektedir. Bunlardan bazılarına örnek olarak; “Zındık, Kâfir, Râfızi, Kızılbaş, Mülhid“  ve benzerlerini gösterebiliriz.  Müslümanların ortak algısında bu tanımlar;  “Tanrının varlığını yansıyan ve ona şirk koşan!  Tanrıya ve ahrete inanmayan! Dinden çıkan, dinsiz, imansız, kitapsız olan! Ana-bacı tanımayan vs.!“ anlamlarına gelmektedir. Dolayısıyla gayri müslim toplulukların; Kuran ayetlerine ve hadis-i şeriflerin verdiği emre göre ortadan kaldırılmaları gerekmektedir. Bu uğurda cihad eden Müslümanlar, cennete gidecekleri gibi, ortadan kaldırılanların malları ve kadınları kendilerine helal kılınmıştır. Onlara göre bu tür topluluklara, cehennemi ve cehennem ateşini, bu dünyada tattırmak vaciptir. Dikkat edilecek olursa tarihteki toplumsal ve bireysel bütün Alevi kıyımları, bu veriler üzerinden fetvalarla hareket edilerek gerçekleştirilmiştir. Aleviler, Semitik dinlere evrilmeden, kendine özgü inanlarıyla arı-duru bir yaşam felsefesini ortaya koymuşlardır.  Bundandır ki; İslamiyeti kendi bekâsı için bir kalkan haline getiren devletlerin sözde kitabi mensupları; Ortadoğu bataklığında açan bu gülün boynunu maalesef hep bükmüşlerdir. İşte bu günlerde andığımız, yakılmak suretiyle katledilen Sivas Şehitleri de, bu halkanın en belirgin sonuçlarından birine işaret etmektedir.

Devletin yetkililerinin (CHP-DYP kadroları) planlayıp, Sivas’ta sahneye koydukları Alevi katliamını; 2 Temmuz 1993 tarihinde, Cuma namazını ifa eden sözde Müslümanlar eliyle gerçekleştirdiler. Katliamın piyonları tarafından çekilen yakım anının görüntüleri, izlenmeye değer anların arşivi niteliğinde! İnternet ortamında da yer alan toplamda 1 dakika 48 saniyelik bir video görüntüsünde, yamalak Türkçeli cehennem bekçilerinin konuşmaları yer alıyor. Görüntüler eşliğinde yapılan yorumlar, şunları içeriyor:

 “Gir içerden yak oğlum ya! Aha yaktı! Ha öbürü de aradan onun yanına çıktı! Çok iyi görünüyo buradan, harika oldu ya...! Yakacan ki bunları böyle, bez olacak ki bez bez..! Aziz Nesin içerde mi, Aziz Nesin! Tü..! laylon laylon!. İçer demi adam? Herkes içerde biliyo! Adam içerde ya! Çıkmıştır yaa! Yakamıyorlar! Gaz-maz, hiç bir şey yok mu? Çık ulan yukarı? (-cehennem zebanisi, Polislerin gözetimi altında bu sırada yukarıya çıkıyor) Bak öbürünü görüyonmu bak, polis molis dinlemiyor! (-katil üst kata çıkınca, kalabalıkta ıslık tezahürat başlıyor) Bak! Yine öteberi atıyorlar! Lan yakın la... Yakın la! (ıslık bağırışlar başlıyor) A... koyayım valla yaktı, valla billa ya! Orayı ben tamir ederim yakın..! Aha televizyonu bile attılar lan! Üst katlara üst katlara! (-aniden ateş alevleri yükseliyor) Allahım o senin ateşin, içeriye beni de..! Cehennem ateşi işte! Kafirlerin yanacağı ateş! Hükümet istifa!” sloganları, bağırışlar ve görüntü bitiyor!

Yakarak katletmek geleneği, Semitik dinlerin Ortaçağda; sıkça başvurdukları bir yöntem olsa gerek! Özellikle Kuran’da cehennemin tarifi ve oradaki azabın, ilk başta ateşle yüzleşmeyle başladığı anlatılmaktadır. Kuran’da cehennem ve ateşine ilişkin bir çok ayet vardır. Bunlardan sadece bazıları şunlardır. A’rafSuresi 7:41. Ayet; “Onlara cehennemde ateşten bir yatak, üstlerine de (ateşten) örtüler vardır. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız“ Muminun Suresi; 104. Ayet “Orada ateş yüzlerini yakar, bu yüzden dudakları kasılacağı için dişleri sırıtır” Beled Suresi 19.20. Ayet:  “Âyetlerimizi inkâr edenler ise, işte onlar soldakilerdir. Cezaları, kapıları üzerine sımsıkı kapatılmış bir ateştir“ benzeri ayetler ve bunlara eklemlenen, dönemsel uyduruk hadisler! Fakat unutmamak gerekir ki; hiç bir birey yada topluluk, bu Kuran ayetlerini yerine getirmekle yükümlü kılınmamıştır. Semitik dinlerde  iman etmek; üçüncü bir şahsı ilgilendirmeyen, birey ile Tanrısı arasındaki özel bir antlaşmadır. Ama söz konusu bu toprakların kadim inanç mensupları Aleviler ve Êzidiler olduğunda, Kuran,siyaset podyumuna çıkarılmakta, hükümleri isteğe göre değiştirilmekte, devletin bekâsı  her şeyin önüne geçmektedir.  Alevilerin yakılarak katledilmelerine; siyasi slogansal söylemlerden uzak,  biraz da bu açıdan bakmamız gerekmez mi?

Bu yazı toplam 861 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Özgür Dersim | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.428) 212 10 48 | Faks : (0.428) 212 36 39 YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Ercan Topaç - 0530 878 47 41 MUHABİRLER Kadir Merkit- 0535 941 63 95 Serhat Ozan Yıldırım- 0534 400 64 66 | Haber Scripti: CM Bilişim