• BIST 106.239
  • Altın 160,342
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Tunceli 6 °C
  • Elazığ 10 °C
  • Erzincan 5 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 12 °C
  • İzmir 12 °C
  • Malatya 8 °C

Alevi soykırım-katliamlarının kökeni!

Erdoğan YALGIN

Tarihsel süreçler iyi incelendiğinde, bin bir süreğe mensup Alevi topluluğunun soykırım ve katliamları rahatlıkla görülecektir. Bundan 23 yıl önce(1993) gerçekleştirilen Sivas katliamı da bunlardan sadece birisidir. Aleviler, her  yıl bu katliamları unutmama adına çeşitli anma etkinlikleri düzenlemiş ve acılarını tazelemişlerdir. Peki ama "katleden neden katletmiş ve katledilen niçin katledilmiştir" sorusunun arka planındaki cevabı yeterince bilince çıkarılmış mıdır? Aleviler; tarih boyunca ne adına, soykırımlardan geçiriliş ve katledilmişlerdir? Dikkat edilecek olursa, bütün soykırımcı katliamlarını planlayarak icra eden erkler, aslında sinsice Kuran’ı kendilerine hep kalkan yaparak, emellerine ulaşmışlardır.  Soykırım katliamlarını gerçekleştirmek için Alevi toplumunu; ırkçı-mezhepçi emellerine göre yorumladıkları Kuran ayetleri ışığında suçlamış ve sözde İslam dininin emrettiği şekilde katledilmelerine hükmetmişlerdir. Dolayısıyla, Kuran ayetlerini de, kendi hedefleri için kullanmışlardır. Örneğin Osmanlı döneminde Kızılbaşlar için verilen en eski fetva 16. yüz yılın başlarında, II. Beyazıt (1477-1512)  zamanına aittir. Osmanlı müftüsü Hamza Saru Görez'in hazırladığı bu fetvada; İslami kurallar çerçevesinde Kızılbaşların suçları ve onlara verilmesi gereken ölüm cezası anlatılmaktadır. Arapça bir kavram olan Fetvâ;  İslam hukuku ile ilgili bir sorunun dinî/şerri  hukuk  kurallarına göre çözümünü açıklayan,  şeyhülislâm veya müftü tarafından Kuran ayetlerine dayanarak verilebilen dini belge. Özellikle Osmanlı döneminde (1299-1918) bu türden fetvalar, belki de en çok Kızılbaş-Alevi topluluklar için verilmiştir. Osmanlı müftüsü Hamza Saru Görez; yayınladığı fetvada şunları dile getirmektedir:

“Ey Müslümanlar, bilin ve haberdar olun ki, reisleri Erdebiloğlu İsmail olan Kızılbaş topluluğu, Peygamberimizin şeriatını, sünnetini, İslam dinini, din ilmini, iyiyi ve doğruyu beyan eden Kuran'ı küçük gördüler. Yüce Tanrı'nın yasakladığı günahlara helal gözü ile baktılar. Kutsal Kuran'ı, öteki din kitaplarını tahkir ettiler ve onları ateşe atarak yaktılar. Hatta kendi melun reislerini Tanrı yerine koyup ona secde ettiler. Hazreti Ebu Bekir'e, Hazreti Ömer'e söğüp, onların halifeliklerini inkar ettiler. Peygamberimizin karısı Ayşe anamıza iftira ettiler ve sövdüler. Peygamberimizin şeriatını ve İslam dinini ortadan kaldırmayı düşündüler. Onların burada bahsedilen ve bunlara benzeyen öteki kötü sözleri ve hareketleri benim ve öteki bütün İslam dininin alimleri tarafından açıkça bilinmektedir. Bu nedenlerden ötürü şeriat hükmünün ve kitaplarımızın verdiği haklarla, bu topluluğun kafirler ve dinsizler topluluğu olduğuna dair fetva verdik. Onlara sempati gösteren, batıl dinlerini kabul eden ve yardımcı olanlar da kafir ve dinsizdirler. Bu gibi kimselerin topluluğunu dağıtmak bütün Müslümanların vazifesidir. Bu arada, Müslümanlardan ölen kutsal şehitlerin yeri cennetiala'dır. O kafirlerden ölenler ise, hakir olup cehennemin dibinde yer tutacaklardır. Bu topluluğun durumu kafirlerin (kitap sahibi Hıristiyan ve Yahudilerin) halinden daha kötüdür. Bu topluluğun kestiği veya gerek şahinle gerek ok ile gerekse köpek ile avladığı hayvanlar murdardır. Onların gerek kendi aralarında gerekse başka topluluklarla yaptıkları evlenmeler muteber değildir. Bunlara miras bırakılmaz. Sadece İslam'ın Sultanı'nın, onlara ait kasaba varsa, o kasabanın bütün insanlarını öldürüp mallarını, miraslarını, evlatlarını alma hakkı vardır. Ancak bu mallar İslam'ın Gazileri arasında taksim edilmelidir.  Bu toplamadan sonra onların tövbe ve nedametlerine inanmamalı ve hepsi öldürülmelidir. Hatta bu şehirde onlardan olduğu bilinen veya onlarla birlik olduğu tespit edilen kimse öldürülmelidir.  Bu türlü topluluk hem kafir ve imansız hem de kötülük yapan kimselerdir. Bu iki sebepten onların öldürülmesi vacibdir. Dine yardım edenlere Allah yardım eder, Müslüman'a kötülük yapanlara Allah da kötülük eder“ Sonuç olarak bu fetvanın satır satır içeriğini; başta Alevi örgütleri olmak üzere, yol süreğine bağlı bütün Alevi toplulukları iyi düşünmelidirler! Kadim Alevi inancını, soykırım-katliamlarını bu yazılı belge ışığında ele almalı, değerlendirmeli ve kalıcı tedbirler geliştirmelidirler. Aksi halde, fiziki ve kültürel soykırımlar hiçbir zaman son bulmayacaktır!

Bu yazı toplam 730 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Özgür Dersim | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.428) 212 10 48 | Faks : (0.428) 212 36 39 YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Ercan Topaç - 0530 878 47 41 MUHABİRLER Kadir Merkit- 0535 941 63 95 Serhat Ozan Yıldırım- 0534 400 64 66 | Haber Scripti: CM Bilişim