• BIST 114.809
  • Altın 397,185
  • Dolar 6,8596
  • Euro 7,7623
  • Tunceli 22 °C
  • Elazığ 20 °C
  • Erzincan 20 °C
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 24 °C
  • Malatya 23 °C

TTSO Başkanı Cengiz’in konuşması

TTSO Başkanı Cengiz’in konuşması
Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Cengiz, Ankara TOBB Doğu Anadolu Bölgesi Oda ve Borsa Yönetim Kurulu Başkanları toplantısına katılarak bir konuşma yaptı.

TTSO Başkanı Yusuf Cengiz, konuşmasında şunları dile getirdi: “Son 30 yıllık çatışma ortamından en çok etkilenen illerden olan Tunceli(Dersim) T.S Odası Y.K Başkanı olarak ilimizde ve bölgemizdeki savaşın ekonomik ve sosyal boyutlarını sizinle paylaşmak istiyorum.

            30 yıllık çatışma ortamı, köylerimizin büyük bir kısmının boşalmasına 30 yıl önce 165 bin olan nüfusumuzun 80 bin civarına düşmesine, tarım ve hayvancılık ilimizin en önemli geçim kaynağı olduğu halde tamamen bitme noktasına gelmesine sebep olmuştur. Bölgede esnaf yılın büyük bir kısmında kepenk kapatmak zorunda kalmakta, Bankalar bölgedeki çatışma ortamının sorunları nedeniyle yeterli kredi vermediğinden, bölgede ve ilimizde yılların tüccarları iflas etmiş, tüm mülkiyetlerini satmak zorunda kalmıştır.

            Köylerinin büyük kısmı boş olan ilimiz 25 bin nüfusu ile küçük bir belde konumuna düşmüştür.

            Çatışma ortamından dolayı devlet de hiçbir yatırım yapmamış, var olan işletmeler özelleştirilmiş ve atıl duruma düşmüştür. İlimizde Munzur Su, un fabrikası, tuğla fabrikası ve süt ürünleri gibi küçük işletme dışında üretim yapan fabrika ve işletme olmadığı gibi, Organize Sanayi Bölgesi olmayan tek il durumundayız. Organize sanayinin faaliyete geçmesi için gerekli çalışmalar devam etmekte olup 2011 yılı içinde faaliyete geçmesi için il valiliği, belediye ve TSO. Olarak çabalarımız sürmektedir.

            Bölgedeki savaşın bitmesi ve ilimizin ekonomik ve sosyal sorunlarla ilgili görüşlerimiz:

-Mevcut anayasa günümüzde ülkenin sosyal ve ekonomik yapısını karşılayacak durumda değildir. Son 10 yılda yapılan Anayasa değişiklikleri yeterli olmadığından bugün Türkiye’de yaşayan memurlar, işçiler, işverenler ve çeşitli inanç ve kimliğe sahip halklar yeni bir anayasa beklentisi içindedirler. İktidarın önündeki en önemli sorun meclisteki iktidar partisi, ana muhalefet ve diğer siyasi partilerin ortak bir konsensüs oluşturarak ülkenin can alıcı sorunlarını çözme noktasında birlikte hareket etmelidirler. Bunun sağlanması için de cezaevinde olup halkın oyu ile seçilen milletvekillerinin serbest bırakılması gerekir.

-Mevcut Anayasanın değiştirilmesi tüm halkın ortak talebi olup, Demokratik açılımın olması için anayasanın AB normlarına uygun ve ülkede yasayan Türk, Kürt, Çerkez, Laz ve tüm azınlıkların kendi dillerini kültürlerini ve inançlarını özgürce kullanmaya olanak sağlayacak Türkiye’de yaşayan tüm insanların bir arada yaşamasını pekiştiren bir anayasa yürürlüğe konmalıdır. Böyle bir anayasa eşit yurttaş temelinde, Kürt sorunun çözümünün de güvencesidir.

-Anayasa değişikliğinde TUSİAD’ın önerilerini önemsiyoruz. Siyasi partiler yasası, seçim yasası, yüzde 10 seçim barajının düşürülmesi, vatandaşlığı yeniden tarif eden maddeler gibi değişiklikler anayasaya konmalıdır.

-Anadilde eğitimle ilgili gerekli yasal düzenleme yapılmalı, muhalefet partileri gerekli desteği vermelidir. Bu sorun Kürt sorunu çözümünde en önemli sorundur.

-Genel af çıkarılmalı, silahlı PKK güçlerin silah bırakması için gerekli yasal düzenleme yapılmalıdır. Genel af cezaevindeki tüm tutukluları kapsamalıdır.

-Siyasi iktidar, silahlanmanın ve çatışmanın karşısına demokratikleşmeyi koyan yasal düzenlemeler yaparak çözüme zemin hazırlanmalıdır.

cengiz_ic.20110810182456.jpg

            Demokratik bir sürecin başlaması için tutuklu milletvekilleri serbest bırakılmalı,  yemin etmeyen milletvekilleri meclise gitmeli, taleplerini ülkede yaşanan süreç ve halkların hassasiyetini de dikkate alarak gündeme getirmeli, çıkacak bir iç savaşın Türk, Kürt ve tüm azınlıklara ciddi bir sorun yaratacağı bilinci ile Türkiye halkların bir arada yaşama olanaklarını tanıyacak gerekli yasal düzenlemelerini mecliste yapılması en önemli sorunumuzdur.

            Barış sağlandıktan sonra Türklerin, Kürtlerin ve tüm azınlıkların ortak çıkarları için tartışma süreci başlamalı, süreç iki halkın birbirine daha yakınlaşma ve bir arada yaşamaya en çok ihtiyacı olan süreçtir. İstanbul, Elazığ, Konya vb illerde son dönemde yaşanan olaylar provokasyon olaylarıdır. Halkları birbirine düşman eden olaylardır. Aynı gemide yaşıyoruz batarsak hep beraber batarız. Bunun en son örneği Libya, Mısır ve son olarak Suriye’de yaşanan olaylardır. Çatışma ortamı Türklere, Kürtlere ve ülkemizde yaşayan hiçbir vatandaşa faydası olmaz sadece yıkım,  gözyaşı ve kan olur.

            Tunceli T.S Odası olarak savaşın son bulmasını istiyoruz. Artık Türk ve Kürt gençlerin ölmesini, anaların ağlamasını istemiyoruz. Çözüm silah ve şiddet olsaydı 30 yıldır bu sorun çözülürdü. Ülkede insanların büyük kısmı barış istiyorsa ortak akıl barışın sağlanmasıdır.

            Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ülkenin bu ciddi sorunun çözümü için ciddi görevler almalıdır. İnisiyatif koymalı, Sayın Başkanımızın ve kurumumuz dan da tüccar olarak, halk olarak ciddi bir beklentimiz vardır.

            Dünyada yaşanan ekonomik kriz ülkemize de yansıyacaktır. Piyasada ciddi daralma olmakta bölgede yaşanan çatışma ortamı nedeniyle yatırım yapma şansı yoktur. Barışın sağlanması durumuna batıdaki iş adamlarımız Doğuya yatırım yapacaktır. Turizm,  madencilik, tarım ve hayvancılık bölgede önemli potansiyellerdendir.

            Artık ateş düştüğü yeri yakmıyor, doğuya düşen ateş batıyı da yakıyor. Savaşa ayrılan bütçe yerine ülkede yatırımlar yapılsaydı, işsizlik çözülürdü. Ülke dünyanın en gelişmiş ülkesi haline gelirdi. Bizler ekonomik krizi konuşacağımıza daha büyük ortaklarla hangi yatırımları yapacağımızı konuşurduk. Ancak hiçbir şey halen geç kalmış değil, mermiye helikoptere vereceğimiz parayı fabrikalara, tarıma, hayvancılığa verelim artık barut dumanı yerine fabrika dumanı tütmelidir. Herkes bulunduğu yerde ve konumda vicdanın sesini duymalı ve barışın kalıcı olması için katkı sunmalıdır.”

Bu haber toplam 1869 defa okunmuştur
  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Özgür Dersim | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0428 212 10 48 | Faks : 0428 212 36 39 | Haber Scripti: CM Bilişim