• BIST 85.551
  • Altın 102,862
  • Dolar 2,7192
  • Euro 2,9550
  • Tunceli 11 °C
  • Elazığ 9 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C

PETAG Dersim Ermeni halk şarkıları

PETAG Dersim Ermeni halk şarkıları
Taraf - İnsanın ruhunda, vicdanında yer eden sesler: ‘PETAG Dersim Ermeni Halk Şarkıları’ albümü.

Şaşırıyorum.

Ne yakıcı bir hüzün, ne ciğer delen sözler, ne sarmalayıcı tonlar.. Kalan Müzik’ten çıkan PETAG Dersim Ermeni Halk Şarkıları’nı dinliyorum; hepsi de Anadolu kokuyor.

Anadolu, sesin yurdudur zaten.

Binlerce yıla yayılmış belli başlı 30-35 uygarlığın müziklerini, sözlerini, duygularını birbirine ekleyerek zenginleştirmiş çünkü bu insanlar.. ve inanılmaz genişlikte bir müzikal envanter çıkmış ortaya.

Saymaya kalksak sayamayız!

PETAG Dersim Ermeni Halk Şarkıları albümü, Mikail Aslan’ın önemli ve değerli bir çalışması. Dört yıl süren olağanüstü bir çaba sonucunda ortaya çıkmış.

“Kâinatta yankılanmış hiçbir ses kaybolmaz.”

PETAG adlı albümde önemli bir uygarlığın, olağanüstü bir kültürün sesleri var.

İnsanın ruhunda, hatta vicdanında yer edinecek sesler bunlar.

PETAG’da yer alan şarkıların en neşelisinde bile derin bir hüzün var. Hayatın pek çok şeyini terennüm eden bir hüzün bu.

Rastgele bir şarkı seçelim...

“Gel gurbetçi, gurbetçi, göçebe, avare,/ Ah, bir yılın yedi oldu,/ Yedi yıldır hasret çekiyorum, gel gayrı./ Kalbim dop dolu nehire dönmüş/ Kıyıdan kıyıya vurur, dışarı taşar,/ Bahar çiçekleri yar çağırır,/ Yankısı akıl götürür, gel artık. // Gel, garip, evsiz-barksız, biçare,/ Ah, hasretimin adı yok, kanadı da yok ki uçup yetişsin, gel ne olur./ Bağımın hasadında üzüm yok,/ Bağımı yel götürsün,/ Turna benden küsmüş sanki, bir haber iletmiyor.” (Bağınların Kapısı)

Mikail Aslan, belli ki zoru başarmış; adeta yoktan var etmiş bu albümü.

Diyor ki: “Elinizdeki albüm yaklaşık olarak dört yıl boyunca ton tona eklenerek oluştu, bu kadar uzun bir zamana yayılmasındaki asıl sebep imkânlarımızın kısıtlı olmasından kaynaklanıyor; gene de vicdan yoluna gidenlere Xizir (Surp Sarkis) kılavuzluk eder; engeller çoğalır, zaman uzar ama yerine ulaşır elçi.”

Şimdi, Dersim’de o insanlar yok; Dersim Ermenisiz.. ama o insanların sesi, müziği orada bulunuyor: “Bazen, yıkık kilise duvarlarından kalma taşlar; sıvanmamış, eski yapı evlerimizin duvarlarında tek tük göze çarpardı. Bu taşların dili yok muydu, kimse yok mu onların dilinden anlayan, hangi taşa işlenmişti yankılar?” diye üzülüyor Mikail Aslan.

Şimdi o taşlardan yükselen sesler duyarlı insanların ruhundan, duygularından, ellerinden süzülerek PETAG’da yerlerini almışlar.

Kalan Müzik’e her zamanki gibi bir selam buradan.

Bu haber toplam 8799 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • 'Munzur'un Renkleri'nin ressamı25 Temmuz 2010 Pazar 19:13
  • 'Şahmaran' ve 'Hrant'a ağıt' hazırlıyor21 Temmuz 2010 Çarşamba 14:05
  • PETAG Dersim Ermeni halk şarkıları18 Temmuz 2010 Pazar 16:27
  • Ölümü Bile Şiirle Anlattı08 Temmuz 2010 Perşembe 11:32
  • Bağca'ya Ahmet Kaya cezası08 Temmuz 2010 Perşembe 11:29
  • Sılo Qız'ın Hayatını Kim Yazacak!29 Haziran 2010 Salı 16:00
  • Taş olsam çatlardım, toprak oldum dayandım29 Haziran 2010 Salı 13:03
  • Hiçbir kategoriye girmeyen ses05 Haziran 2010 Cumartesi 18:03
  • O mavi gözlü bir devdi...03 Haziran 2010 Perşembe 20:18
  • Kürtçesiz Kürt Sineması olur mu?01 Haziran 2010 Salı 19:56
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Özgür Dersim | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.428) 212 10 48 | Faks : (0.428) 212 36 39 | Haber Scripti: CM Bilişim