• BIST 114.809
  • Altın 397,333
  • Dolar 6,8596
  • Euro 7,7623
  • Tunceli 30 °C
  • Elazığ 29 °C
  • Erzincan 23 °C
  • Ankara 27 °C
  • İstanbul 26 °C
  • İzmir 32 °C
  • Malatya 32 °C

Okullardaki “Kutlu Doğum”a tepki!

Okullardaki “Kutlu Doğum”a tepki!
Eğitim Sen Tunceli Şubesi tarafından düzenlenen basın toplantısında Kutlu Doğum Haftası’nın okullarda kutlanmasına tepki gösterildi.

Eğitim Sen Tunceli Şubesi’nde düzenlenen ve DAKAD’ın da destek verdiği toplantıda konuşan Şube Başkanı Hasan Ölgün, “Bilindiği üzere AİHM kararında, zorunlu din derslerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğuna ,"Eğitim sırasında devletin, ebeveynlerin dini inançlarına saygı göstermesi gerekir" diyerek, din dersinin zorunlu olamayacağına hükmetmişti. Dava incelenirken de devletin tarafsız, eleştirel ve çoğulcu anlamda inançlara yaklaşıp yaklaşmadığına bakarak karar vermiş,  ebeveynin inançlarına saygı gösterilmemesinin insan hakları ihlali oluşturduğunu ve bu nedenle de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 1. ek protokolün 2. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştı. Öte yandan “Din, vicdan ve inanç özgürlüğünü güvence altına alan” Anayasa'nın 24. maddesine, evrensel hukuk değerlerine, çocuk haklarına ve laiklik anlayışına aykırı olduğu da hukuksal bir gerçekliktir.

Hiç kimsenin eğitim hakkından yoksun bırakılamayacağı ve inançlara saygı;  insan hakları evrensel beyannamesi, ,uluslar arası sözleşmeler ve çocuk hakları sözleşmesinde ifadesini bulmuş temel bir insan hakkı olarak tanımlanırken,  eğitim hakkının temel öğeleri olan Anadilde Eğitim Hakkı ve İnanç Özgürlüğü, en insani, en demokratik talep olmasına karşın görmezden gelinmekte ve yok sayılmaktadır. Mevcut sisteminin tekçi, inkârcı ve asimilasyoncu niteliği Anadilde eğitim hakkı ve zorunlu din dersleri gibi iki temel sorunun demokratik bir biçimde çözümünün önünde engel olduğu da açıktır.

Bu yaklaşım çerçevesinde Kürtler ve Aleviler ötekileştirilmiş, Kürtlerin anadilde eğitim hakkı, Alevilerin inanç özgürlüğü yok sayılarak inkâr edilmekte ve bu durum bir devlet politikası olarak devam ettirilmektedir. Dersim Kürt Kızılbaş Alevi Kimliği, Eğitimin bu tekçi, inkârcı ve asimilasyoncu politikası ile hem Kürt kimliğinden hem de Alevi kimliğinden uzaklaştırılmaya çalışılmakta, Türklük ve Hanefi –İslam toplumu içerisinde kendi inancına ve diline yabancılaştırma, kimliksizleştirme politikası dayatılmaktadır” dedi.

 

kutlu_ic.jpg

 

KUTLU DOĞUM HAFTASI’NIN OKULLARDA KUTLANMASINA TEPKİ

 

İl Müftülüğünce organize edilen Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinin okullarda gerçekleştirilmesine tepki gösteren Eğitim Sen Şube Başkanı Hasan Ölgün, “İl Müftülüğünce yürütülen program kapsamında tüm ilçelerde çeşitli etkinlikler yapılmakta ancak Mazgirt, Pertek, Hozat, Pülümür ilçelerinde bu etkinlikler okullarda gerçekleştirilmekte, Pülümür ilçesi dışındaki ilçelerde ise bu faaliyetler ders saatleri içerisinde yapılmaktadır. Programa din görevlileri, il müftüsü ve profesörlerce katılım sağlanmakta ayrıca Mazgirt programına Valinin de katılacağı belirtilmektedir. Program olarak ise Hz. Peygamber ve Merhamet Eğitimi belirlenmiştir.

AKP hükümetinin iktidara gelmesi ile giderek yoğun bir biçimde gerçekleştirilen bu programlar ilimizin göz önüne alındığında yukarıda vurguladığımız tekçi, asimilasyoncu ve inkârcı zihniyet ile Kürt Kızılbaş Alevi Kimliğinin eritilmesi çalışması olduğu ve bir insanlık suçu olarak Asimilasyon olduğu açıktır.

Öte yandan Programın okullarda ve ders saatleri içerisinde yürütülmesi de zorunlu din dersleri ile inanç üzerinde geliştirilen baskıların yeterli görülmeyerek, Hanefi –Sünni İnanç içerisinde Eritme Yaklaşımının farklı biçimlerde derinleştirilmek istendiğinin açık göstergesidir.

Eğitim Sen yönetici  ve üyelerinin Akpazar Beldesinde halkımıza dönük hakaretlere karşı geliştirdiği tepkileri, Pertek’te tacizci öğretmene karşı tepki geliştiren, eyleme katılan yönetici ve üyelerimiz ile  SES üyelerine dönük olarak işe geç gitme (20 dakika ) veya eğitimi engellemek gibi komik gerekçelerle soruşturma açan ve ceza yağdıran, sürgün eden  Bakanlık müfettişlerinin ve bunların uygulayıcısı olarak, Müftülük Programının katılımcısı olarak Valiliğin cevabını doğrusu merak ediyoruz.

Milli Eğitim Bakanı da okullara bu programla ilgili bir yazı yazarak çeşitli etkinliklerin yapılmasını salık vermektedir.

Eğitim öğretim kurumlarının bu tür faaliyetlerde kullanılmasının Bakandan Valiye tüm yetkililerin Eğitimdeki yaklaşımlarının anti demokratik olduğu ve bu toplumu yok sayan anlayışta ısrar niteliği taşıdığı açıktır. Ayrıca Dini duyguların ve yoksulluğun sömürülmesi ile dinin siyasete ve ticarete alet edilmesi olduğu açıktır. Zira program içerisinde kitap, defter, kalem, oyuncak dağıtımı, aş dağıtımı, gül dağıtımı, indirimli kitap satışı gibi faaliyetler bunun ifadesidir.

Programdaki Kadınlara yönelik vaaz ve irşat başlığı aslında programı düzenleyen zihniyetin kadına bakışı açısından önemlidir. İrşat; doğru yolu gösterme, uyarma anlamındadır ki bu yaklaşımla hem İslam inancına sahip kadınlara hem de programa davet ettikleri kadınlara yönelik ciddi bir hakaret söz konusudur.Yani AKP hükümetinin, Diyanet İşlerinin, Müftülük ile bu programı düzenleyenlerin ve katılımcıların kadına bakışını net olarak ifade eder niteliktedir. Bir halkın inancına bu çerçeve de yaklaşanların aslında Merhamet Eğitimi alması gerektiğini düşünüyoruz.

 Böyle bir programın eğitim öğretim kurumlarında ve ders saatler içerisinde yapılıyor olması evrensel hukuka, anayasaya, Kadın Haklarına, çocuk haklarına ve laiklik anlayışına açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Din, vicdan ve inanç özgürlüğü açısından suç teşkil etmektedir.

Eğitim Sen olarak;

 Parasız, Kamusal, Bilimsel, Laik ve Anadilde Eğitim Hakkını, Din, vicdan ve inanç özgürlüğünü, Kadın Haklarını, Çocuk Haklarını ve halkımızın değerlerini savunuyoruz. Savunduğumuz bu ilkeler açısından bu uygulamalar kabul edilemez, etmiyoruz.

AKP hükümetinin ve onun politikalarının yerel uygulayıcılarını uyarıyoruz. Programa derhal iptal edilmelidir. İnancımız üzerinden elinizi çekin, Dilimiz, Kültürümüz, Kimliğimiz ve İnancımız üzerindeki baskılara son verin, zorunlu din derslerini kaldırın, anadilde eğitimin önündeki tüm engelleri kaldırın diyoruz” diye konuştu.

 

Toplantıda söz alan DAKAD Başkanı Aysel Doğan da Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Dersim’deki Kürt Kızılbaş Alevilerin asimile edilmek istendiğini ancak Dersimlilerin buna karşı direndiğini ve direnmeye de devam edeceğini söyledi.

Bu haber toplam 2952 defa okunmuştur
  • Yorumlar 4
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Özgür Dersim | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0428 212 10 48 | Faks : 0428 212 36 39 | Haber Scripti: CM Bilişim