• BIST 115.748
  • Altın 391,772
  • Dolar 6,8651
  • Euro 7,7192
  • Tunceli 20 °C
  • Elazığ 17 °C
  • Erzincan 19 °C
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 25 °C
  • İzmir 24 °C
  • Malatya 23 °C

Nesli tükendi sanılıyordu; yaşam alanı Dersim çıktı! VİDEO

Nesli tükendi sanılıyordu; yaşam alanı Dersim çıktı! VİDEO
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Metin Armağan tarafından yapılan çalışmada, Türkiye Kırmızı Bitkiler Listesi’nde nesli tükenmiş olarak görülen Horoz Gülü bitkisinin asıl yaşam alanının Dersim olduğu tespit edildi.

ERCAN TOPAÇ

Doç. Dr. Armağan, Dersim’de yaptığı araştırmalarda sadece bir alanda bine yakın birey tespit ettiklerini belirterek, bunun da en son 150 yıl önce kayda alınan bitkinin asıl yaşam alanının Dersim olduğunu gösterdiğini söyledi.

""

Giresun’un Şebinkarahisar İlçesi ve Gümüşhane kırsalında, 1867 yılında Rus doğa bilimcisi ve tarihçi Pyotr Aleksandroviç Çihaçov tarafından tespit edilen ve Türkiye endemik bitki türü olarak literatüre giren yöresel adıyla “Horoz Gülü ve “Sarı Dağ Gülü” olarak bilinen bitki o tarihten sonra kayda alınamadı.

SOS Munzur ve Munzur Üniversitesi Akademisyeni Mehmet Yavuz Paksoy’un bitkiyi fotoğraflayıp kendisine göndermesinin ardından Doğa Koruma ve Milli Parklar Şubesi’nin desteğiyle arazi çalışması yaptıklarını söyleyen Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Buharkent Meslek Yüksekokulu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Metin Armağan, çalışmada bitkinin asıl yaşam alanının Dersim olduğunu tespit ettiklerini söyledi.  

Konuya ilişkin açıklama yapan Doç. Dr. Metin Armağan, “Daha önce Şebinkarahisar’da kayıtlı olan tek lokalde kayıtlı Türkiye Kırmızı Bitkiler Listesi’nde nesli tükenmiş olarak görülen bitkiyi arkadaşlarımız Şebinkarahisar’da kaydetmişler. Ve 150 yıl sonra kaybolan bitki bulundu diye haber de çıktı. Onun akabinde Kemah’ta da bir noktada bulmuşlar. Ama ikisinin toplamında 250 civarında bir sayıdan bahsediliyor. Az bir birey. Ben Tunceli’deki gözlemlerimden ve fotoğraflardan, gidip yaptığım gözlemlerden gördüğüm kadarıyla bitkinin asıl yaşam alanı, asıl yaşadığı yer Tunceli. Şöyle düşünün Aziz Abdal Dağı, Sultan Baba Dağı, Zel ve Munzur Dağları’na kadar geniş bir alanda yayılış gösteriyor Tunceli’de. Bugün çekimlerini yaptık, örnek aldık. Neredeyse en az bin birey rahatlıkla aynı yerde bulabilirsiniz. Bütün alan tarandığında belki burada 2 bin 3 bin birey var. Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu şu anlama geliyor bitkinin asıl yaşam alanı Tunceli. Bizim şunu yapmamız lazım. Bu bizim ülkemizin, Tunceli’nin değeri. Bunu insanlara tanıtmamız ve kazandırmamız lazım” dedi.

DOÇ. DR. ARMAĞAN, “TUNCELİ’DE 2 BİN CİVARINDA ÇİÇEKLİ BİTKİ YAŞIYOR”

2014 yılından beri dönemsel olarak Tunceli’de biyoçeşitlilik çalışması yürüttüğünü söyleyen Doç. Dr. Metin Armağan, “Bugüne kadar yaptığı çalışmalarda ve topladığım literatür bilgilerinde Tunceli’de yaklaşık 2 bin civarında çiçekli bitki yaşamaktadır. Bu çiçekli bitkilerin neredeyse beşte biri endemiktir. Türkiye endemiğidir. Tabii içinde lokal olan yani sadece Tunceli’de olan, yaşayan bitkiler de var. Bunlar Munzur’un Nefesi, Aksakallı, Munzur Kengeri bunlar sadece Tunceli’de yaşayan bazı bitkiler. Daha çok var. Tabi bunun literatüre bakıp belirlenmesi lazım” diye konuştu.

MUNZUR VE PÜLÜMÜR VADİSİ’NİN FLORASININ ÇIKARILMASI LAZIM

Munzur ve Pülümür Vadisi’nin florasının çıkarılması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Metin Armağan, “Çünkü buralar özel habitatlar, özel alanlar. Korunması gereken bitkiler var mı yeni bitkiler var mı bunların tespit edilmesi lazım. Bütün bu bitkiler bizim ülkemizin değeri. Bu değerleri ortaya çıkarıp tanıtmak da bizim görevimiz. Üstümüze düşeni yapmaya çalışıyoruz. Umarım başarılı oluruz” şeklinde konuştu.

Pülümür Vadisi’nin Munzur Vadisi’nden daha önemli olduğunu kaydeden Armağan, “Çünkü Pülümür Vadisi’ne giriş çıkışlar çok fazla. Giriş çıkış bitki çeşitliliğini hayvan çeşitliliğini de arttıracaktır. Buradaki çeşitliliği ve sayıyı ortaya koyabilirsek hem Tunceli hem ülkemiz için güzel bir kazanç olacağına inanıyorum” dedi.

TÜRKİYE ENDEMİZMİ

Türkiye endemizmi ve bitki çeşitliliği hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Metin Armağan, “Endemiz ve çeşitlilik açısından en fazla türe rastlayacağınız kesim Akdeniz bölgesi onun akabinde Doğu Anadolu bölgesi geliyor. Tunceli, Erzincan, Sivas, Malatya bölgesi Kuzeyden gelen dağ hattıyla Güneyden gelen dağ hattının kesiştiği yer. Bu kesişimin bir getirisi oluyor. Habitat, ekosistem çeşitliliği artıyor. Burası aynı zamanda buzul çağında bitkilerin korunabildiği alanlar. Dolayısıyla oradan kalan bitkiler de var. Yeni oluşan endemik bitkiler de var. Bu çeşitliliğin fazla olduğu bir yer. Tunceli dolayısıyla bu çevre iller kadar endemizm ve çeşitlilik açısından yüksek bir potansiyele sahip. Ama bizim için sayılar önemli değil. İki bin ya da bin. Önemli olan şudur; ne kadar değere sahibiz, bu değeri nasıl koruyabilir, nasıl tanıtabiliriz asıl amacımız bu olmalı” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin bitki çeşitliliği açısından zengin bir ülke olduğunun altını çizen Armağan, “Tunceli de potansiyeli yüksek bir yer. Her gün yeni türler tanımlıyoruz. Maalesef eksik bir yönümüz var. Bizim tanıttığımız, bulduğumuz endemik bitkiler iki bin, üç binlerdeki sayılar halkımıza yansımıyor. Halkımız bu bitkileri hala tanımıyor, bilmiyor. Bizim yapmamız gereken bu bitkileri, bu çeşitliliği halkımıza tanıtabilmek, anlatmak ve bunları severek korumalarını sağlamak” dedi.

dscn2220-vert.jpg

Bu haber toplam 4229 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Özgür Dersim | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0428 212 10 48 | Faks : 0428 212 36 39 | Haber Scripti: CM Bilişim