• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Tunceli 22 °C
  • Elazığ 26 °C
  • Erzincan 21 °C
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 27 °C
  • İzmir 27 °C
  • Malatya 27 °C

Milletvekili Erol’dan engelliler için yasa teklifi

Milletvekili Erol’dan engelliler için yasa teklifi
CHP Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Gürsel Erol, engelli yurttaşların yaşadığı sıkıntılara dikkat çekmek üzere Engelli Haftası’nda önemli bir yasa teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.

Teklifte; engellilerin şu anda aldığı maaşın yüzde 300 oranında arttırılması istenirken, engelli maaşının bağlanma koşulları da kolaylaştırıldı.

Milletvekili Gürsel Erol tarafından TBMM Başkanlığına verilen düzenlemenin ayrıntıları şöyle:

1)Teklif ile yüzde 70 ve üzerinde engelli olan yurttaşlarımızın aylık maaşı 529,82 TL’den 1.440,87 TL’ye çıkarılıyor.

2)Teklif ile yüzde 40 ile yüzde 69 arasında engelli olan yurttaşlarımızın aylık maaş tutarı 353,21 TL’den 1.296,78 TL’ye çıkarılıyor.

3)Teklif ile engelli yurttaşlarımıza maaş bağlanırken aranan ve büyük tepki çeken “hanedeki kişi başına düşen gelirin asgari ücretin üçte birinden az olma” koşulunu kaldırıyoruz.

Bilindiği gibi, engelli aylığı bağlanabilmesi “hanedeki kişi başına düşen gelirin asgari ücretin üçte birinden az olması” koşulu aranmaktadır. Bu sınır 2017 yılı için 423,58 TL tutarındadır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kişi başına düşen geliri 2015 yılı itibarıyla 11 bin 14 dolar açıklamıştır. Buna göre asgari ücreti net olarak 1.404,46-TL olarak belirlenen bir ülkede; hane halkı gelirini 423,58-TL tutmak, sosyal devlet ilkesiyle bağdaştırılamaz. Teklifimiz ile bu anlayışı kaldırıyoruz.

4)Mevcut sistemde engelli yurttaşlara evde bakım aylığı bağlanabilmesi için “hane halkının kişi başına asgari geçim indirimi düşüldükten sonra 847 TL sınırı koşulunu kaldırıyoruz bu oranı asgari ücretle eşleştiriyoruz.

İŞTE YASA TEKLİFİNİN GENEL VE MADDE GEREKÇELERİ:

GENEL GEREKÇE

Herkes için eşitlik ilkesi ile hareket eden Birleşmiş Milletler (UN) belgelerinde engellilik ilk kez 1948 yılında yayınlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde dile getirilse de BM sistemi içerisinde engellilikle ilgili çalışmaların başlama tarihi 1945 yılına dayanmaktadır. Özellikle görme ve işitme engelliler gibi bedensel engeller taşıyan bireylerin haklarının arttırılmasına odaklanılmış, bunun dışında da engelliliği önleme ve rehabilitasyon çalışmalarına önem verilmiştir.

1992’de Birleşmiş Milletler Engelliler Onyılı’nın kapanış toplantısında her yıl 3 Aralık gününün Engelliler Günü olarak kutlanması kararlaştırılmıştır. Bu toplantıda ayrıca engellilerin büyük bir kısmının gelişmekte olan ülkelerde yaşadığına binaen 1993-2002 yılının Asya-Pasifik Engelliler Onyılı olarak ilan edilmiştir. Engelliler İdaresi Başkanlığının 1998 yılında dahil olduğu Engelliler Onyıl sürecinin kapanış toplantısı 2002 yılında gerçekleştirilmiş ve Asya- Pasifik Engelliler Onyılı’nın 2002-2012 süreci için bir onyıl daha uzatılması kararı alınmıştır.

Dünya’da engellilerle ile ilgili UNDP: United Nations Development Programme- Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı örgütü içinde engelliler için çalışmalar yapılmıştır. WHO: (The World Health Organization ), Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan çalışmalarda, bir milyardan fazla insanın veya (2010 dünya nüfus tahminlerine göre) dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’inin bir tür engellilik ile yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu, Dünya Sağlık Örgütünün yaklaşık yüzde 10 olduğunu ileri sürdüğü 1970’lere ait önceki tahminlerden daha yüksektir. Buda bize teknoloji ilerledikçe sonradan oluşan engelliliğin artığını göstermektedir.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) tarafından, her yıl 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü’nde, nüfusun önemli konularını ele alan bir tema belirlenmekte ve bu temaya ilişkin farkındalık yaratmaya yönelik çalışmalar yapılmaktadır. UNFPA, 2015 yılı temasını “Kırılgan Nüfus Grupları” olarak belirlemiştir.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 2014 yılında yayımlanan “İnsani Gelişme Raporu”nda, “kırılganlık” kavramı ele alınmıştır. “İnsani İlerlemeyi Sürdürmek: Kırılganlıkları Azaltmak ve Dayanıklılık Oluşturmak” başlıklı bu raporda, insani kırılganlık kavramı “kişilerin yetkinliklerini ve seçeneklerini tüketen olasılıklar” olarak tanımlanmıştır.

   Söz konusu raporda, insan hayatının belirli hassas dönemlerini anlatan “yaşam döngüsü kırılganlıkları” kavramına da yer verilmektedir. Bu hassas dönemler, bir çocuğun hayatının ilk bin gününü ve okul hayatından iş hayatına ya da iş hayatından emekliliğe geçiş gibi dönemleri kapsamaktadır. Buna göre insanlar dünyaya geldikleri ilk bin günde, okuldan iş yaşamına veya çalışma hayatından emekliliğe geçtikleri dönemlerde sosyo-ekonomik şok ve risklerden daha çok etkilenmektedirler.

  Genel nüfusa göre yoksulluk ve sosyal dışlanma riski yüksek olan gruplar olarak da tanımlayabileceğimiz kırılgan nüfus gruplarını; yoksulluk ve yoksunluk içinde yaşayanlar, engelliler, çocuklar, gençler, kadınlar, yaşlılar, işsizler, evsizler vb. nüfus grupları oluşturmaktadır.

Türkiye’de, 2011 Nüfus ve Konut Araştırması sonuçlarına göre; görme, duyma, konuşma, yürüme, merdiven çıkma veya inme, bir şey taşıma veya tutma ve yaşıtlarına göre öğrenme, basit dört işlem yapma, hatırlama veya dikkatini toplama fonksiyonlarından en az birinde çok zorlandığını veya hiç yapamadığını belirten kişi sayısı 4 milyon 882 bin 841’dir. Diğer bir ifadeyle 2011 yılında toplam nüfusun %6,6’sının en az bir engeli vardır.

En az bir fonksiyonda zorluk yaşadığını veya hiç yapamadığını belirtenlerin %42,8’i erkek, %57,2’si ise kadındır.

Ancak,  Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Dünya Nüfusunun %15 nin engelli olduğunun ön görüsünden yolla çıktığımızda Türkiye'nin nüfusu 2015 sonu itibariyle 78 milyon 741 bin olduğuna göre ülkemizde yaklaşık 11 Milyon 811 Bin kişilik bir engelli kitlesinin olduğu ortaya çıkmaktadır.

Engelli insanların sayısı artmaktadır. Bunun nedenleri nüfusların yaşlanıyor olması yaşlı insanlarda engellilik riski daha yüksektir - ve diyabet, kalp ve damar hastalıkları ve akıl hastalığı gibi engellilik ile ilgili kronik sağlık sorunlarının dünya çapında artıyor olmasıdır. Düşük gelirli ve orta gelirli ülkelerde, engellikle geçen toplam yılların %66.5’ini kronik hastalıkların oluşturduğu tahmin edilmektedir.

Anayasamızın 61 inci maddesinde, “Devletin engellilerin korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alacağı ve bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kuracağı veya kurulmasını sağlayacağı” hüküm altına alınmıştır. Engellilerin yaşam koşullarında olumlu değişimler yaratabilecek hizmet ağının organizasyonu ve yaygınlığında belirgin eksilikler bulunduğu aşikârdır. Kanun koyucu bu eksiklikleri gidermek için yapılan yasal düzenlemelerde engellilere dönük pozitif ayrımcılık için bazı düzenlemeler yapmışsa da yeterli olamamıştır. Özre yönelik kurum ve kuruluşlardan beklentilere göre,  engelli nüfusun %61,22’nin parasal katkıda bulunma beklentisine sahip olduğu tespit edilmiştir.

                Kanun teklifi ile birlikte ülkemizde erişilebilirliği yüksek ve kendi kendine yetebilen, başkasına muhtaç olmadan hayatını bağımsız birey olarak idame ettirebilecek yurttaşlar olmalarına katkı sağlamaktır. Bu sosyal devletin gereğidir.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- Madde ile başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde engelli olduklarını ilgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan, 18 yaşını dolduran Türk vatandaşı engellilerden; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenler ile ilgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile engelli olduklarını kanıtlayan, 18 yaşını dolduran ve talebine rağmen Türkiye İş Kurumu tarafından işe yerleştirilememiş olan Türk vatandaşlarından; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâllerinin devamı süresince verilen aylıkların artırılması amaçlanmaktadır.

Yine madde kapsamında yapılan değişiklik ile 2022 sayılı Kanunun yukarıda sayılan kişiler yönünden getirdiği “muhtaçlık” kısıtlaması kaldırılmakta, böylece gelir ölçütü gözetilmeksizin engellilerin aylık alabilmesine olanak tanınmaktadır. 

MADDE 2- Madde ile, kişisel geliri 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen brüt asgari ücretten az olan bakıma muhtaç engellilere, resmî veya özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti sunulması ya da sosyal yardım yapılmak suretiyle evde bakımına destek verilmesine ilişkin esasların düzenlenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 3- Yürürlük maddesidir.

MADDE 4- Yürütme maddesidir.

Bu haber toplam 2229 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Özgür Dersim | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.428) 212 10 48 | Faks : (0.428) 212 36 39 | Haber Scripti: CM Bilişim